haberL haberR
3 facebook twitter googleplus

Gündem

28 Mart 2012 Çarşamba, 12:51
Paylaş
Tweet
Paylaş
Gönder
Yazdır
A
A

Bekir Bozdağ müjdeyi verdi

Ana Sayfa » Gündem » Bekir Bozdağ müjdeyi verdi haberi
28 Mart 2012 Çarşamba, 12:51
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Suriye'de kayıp Türk gazetecilerle ilgili açıklama yaptı...
Bekir Bozdağ müjdeyi verdi
Bekir Bozdağ, Suriye’de kayıp Türk gazetecilerin hayatta olduklarını bildiklerini, Suriye yönetiminin bu konuda bilgisinin olduğunu da açıkladı.

NTV'nin canlı yayınına katılan Bekir Bozdağ, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Eğitimin 12 yıla çıkarılmasını öngören teklifin TBMM'deki görüşmelerinin ve CHP'nin dünkü Tandoğan mitingine yönelik değerlendirmesinin sorulması üzerine Bozdağ, CHP'de değişen bir şey olmadığını, Tandoğan Meydanı'nda 'bildik türkülerin' söylendiğini, CHP'nin tepeden bakan bir anlayışla, bir formatlama anlayışla yoluna devam ettiğini söyledi.

Bozdağ, ''Kılıçdaroğlu ile Baykallı CHP'nin arasında bir fark yok ama Baykal Cumhuriyet Mitinglerinde, Allah var, hakkını yememek lazım, Kılıçdaroğlu'ndan daha pasif bir katkıyla daha fazla kalabalıkları toplayabilmiştir. Bunlar çok aktif bir katkıyla çok az bir rakamı ancak toplayabildiler'' diye konuştu.

Parlamentodaki tartışmaların ise 4 4 4'ün yanlışlığıyla ilgili olmadığını, CHP'nin kendi kabulleri ve ideolojik görüşü üzerine tartışma yaptığını ifade eden Bozdağ, tartışmanın dünyadaki bir çok ülkede uygulanan, öğrencilerin, velilerin tercihlerini ve kabiliyetleri esas alan yapı üzerinden olması gerektiğine işaret etti. Bozdağ, şunları söyledi:

''CHP ideolojik bir tartışma yapıyor, tam da imam hatip liselerine karşı duruşu kamufle etmek için bir tartışma yaratıyor. Açık söylese, 'Ben imam hatip liselerine, bu ikinci kademedeki yönlendirmeden çocukların oraya daha fazla rağbet etmesinden, 28 Şubat'tan sonraki süreçte kapılarına neredeyse kilit vurulmuş noktaya gelmesinden tekrar kapılarının açılmasından, öğrencilerin orada çoğalmasından rahatsızım. O yüzden bu duruşu yapıyorum' dese herkes daha rahatlayacak. Hem bir yandan 'Biz bu konuda ne diyorsanız buna varız' diyeceksiniz, hem de buna yol açacak ve başka meslek liseleri ve genel liseye giden öğrencilerin de kabiliyetleri çerçevesinde geleceklerine yön vermesine ön açacak bir düzenlemenin karşısında duruyorlar, faydalı bir iş yapmıyorlar.''

''MHP de CHP kadar karşı''

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, seçmeli derslerle ilgili bir önerge verilmesinin gündemde olduğunun hatırlatılması ve ''Kur'an dersine ilişkin bir tanımlama olup olmayacağının'' sorulması üzerine, MHP'nin tabanından çekindiği için eğitimi 12 yıla çıkaran teklife karşı olduğunu ancak bunu net olarak ortaya koyamadığını, bu nedenle de ''Kur'an-ı Kerim dersini seçmeli ders olarak koyacağız. Var mısınız yok musunuz?'' tartışmasını getirdiğini söyledi.

Teklifin 9'uncu maddesine göre ilköğretimin ikinci kademesinin ''ortaokul'' olarak nitelendirildiğini, seçmeli derslere imkan tanındığını, bunun da Talim Terbiye Kurulu'nun yetkisi dahilinde olduğunu anlatan Bozdağ, şöyle konuştu:

''Seçmeli ders olarak Kur'an dersi veya başka bir dersi Talim Terbiye Kurulu kararlaştırdığında koyabiliyor. Bunda bir yasak alan yok. Kur'an dersini Milli Eğitim Bakanlığı isterse seçmeli ders koyabilir. Buraya yazmanın bir alemi, bir anlamı yok. Ama bu iş istismar konusu yapılırsa oraya da yazılabilir. Arkadaşlarımız belki bir teklif verir. Çünkü oraya yazmak sadece orada esasında ifade edilen bir hususu açıkça yazmak gibi bir anlam taşıyacaktır. Genel Kurul'da bu noktada bir açıklık getirici önerge verilebilir mi, onu göreceğiz.''

Bozdağ, teklifin Genel Kurul'da görüşülmesi ve yasalaşmasına MHP'nin de CHP kadar karşı olduğunu ancak karşı duruşlarını kimsenin fark etmeyeceği bir politika yürütmeye çalıştıklarını ifade eden Bozdağ, önerinin süreci istismar etmek için ortaya atıldığını belirtti.

''Varsayımlarla doğru bir konuyu tartışmaya açmak yanlış olur''

''Bu önerinin yasalaşması halinde kız öğrenciler Kur'an derslerinde başlarını örtmek durumunda kalacaklar. O zaman kamusal alanda başörtüsü tartışması yeniden başlayabilir mi?'' sorusunu da yanıtlayan Bozdağ, varsayımlardan hareketle, yapılması doğru olan bir konuyu tartışmaya açmayı ve yanlış bir tartışmanın merkezine çekmeyi doğru bulmadığını söyledi.

Anayasa'ya göre Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin zorunlu olduğunu, din eğitimini küçüklerin velilerinin tercihine, büyüklerin de kendi isteğine bırakıldığını hatırlatan Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Esasında Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin bu kadar tartışılıyor olmasının nedenlerinden bir tanesi, din eğitimi dersinin olmamasından kaynaklanıyor. Anayasa buna imkan veriyor ama maalesef uygulamada bu uygulanmamış durumda. Belki bu düzenlemeden sonra seçmeli dersler arasına Milli Eğitim Bakanlığı buna imkan verecek bir şey koyabilir. O zaman da herkes kendi tercihine, anlayışına göre bir tercihte bulunabilir. Bu da demokratik bir adım olabilir.

İnsanlar, biliyoruz ki imam hatip liselerine çocukları imam olsun diye göndermiyorlar. Lise eğitimi alırken din eğitimi de alsınlar, dinine ait bilgilere de vakıf olsunlar diye gönderiyorlar. Seçmeli dersler arasında Kur'an-ı Kerim olduğunda ya da din eğitimi alabilecek başka şeyler olduğunda, çocuk onu aldığında belki veli diyecek ki 'Ben imam hatibe gönderme ihtiyacı duymuyorum, evladımın dini konularda gerekli asgari bilgileri aldığını düşünmüyorum'. Bu imam hatip liselerine rağbeti artıracak bir şey gibi kimilerince değerlendirilirken, belki de azaltacak sonuçlar çıkaracaktır. Çünkü bu düzenlemenin amacı ne bir tarafa rağbeti artırmak ne de bir tarafa rağbeti azaltmak. Doğru olanı yapmak.''

''Yasada şehitlik tanımı yapmıyoruz''

''Sivil şehitlik'' ifadesiyle ilgili tartışmalar yaşandığı hatırlatılarak, ''Sadece Müslümanlar şehit olur, gayri müslimler şehit olmaz diye bir değerlendirme var. Hrant Dink aslında bu tartışmanın odak noktasında oluyor. Sizce sadece Müslümanlar mı şehit olur? Getirilen 'sivil şehitlik' tanımına daha farklı bir anlam mı yüklememiz gerekiyor?'' sorusuna karşılık Bozdağ, yasada şehit tanımı yapmadıklarını, İslam dinine göre şehitlik makamını sadece Allah'ın verebileceğini vurguladı.

''Terörle mücadele sırasında hayatını kaybeden, toplumumuzun da şehit olarak kabul ettiği, bizim de öyle kabul ettiğimiz insanlarımızın yakınlarına, geride kalanlarına nasıl sahip çıkabiliriz, ne imkanlar verebiliriz? Bir ülke düşünün ki terörle mücadele ediyor, iki askeri var, birisi Müslüman birisi gayri müslim. Terörle mücadele ederken Müslüman olan askerinin ailesine 'şu haklarını veriyorum'; diğerine geldiğinde o da hayatını bu vatan için feda etmiş, 'Senin dinin başka ben sana bu hakları vermiyorum' demeyi İslam da, adalet de, vicdan da onaylamaz'' diye konuşan Bozdağ, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, takdir kazanan bu görüşü başka bir yöne çekerek siyaset yapmaya çalıştığını dile getirdi.

Devletin ve hükümetin, terör kurbanı olmuş ya da terörle mücadele sırasında hayatını kaybetmiş vatandaşların rengine, diline ve dinine bakmaksızın geride kalan emanetlerine sahip çıkma noktasında adım atmasının doğru olacağını ifade eden Bozdağ, kendilerinin de bunu yaptığını söyledi.

Bozdağ, ''O zaman Hrant Dink sivil şehit midir?'' sorusuna, ''Terör mağduru olarak kabul edilmesi halinde, kimler terör mağduruysa ve terör saldırıları sırasında hayatını kaybetmişse, devlet olarak onların geride kalan yakınlarına sahip çıkmak bizim vazifemiz. 'Sen Hristiyansın ben sana sahip çıkmıyorum, sen Müslümansın ben sahip çıkıyorum' anlayışına İslam da, vicdan da, Türk milletinin gelenek ve kültürü de izin vermez'' yanıtını verdi.

"BDP'nin kendisine de hayrı olmaz. Herhangi bir meselenin çözümüne de katkısı olmaz''

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, ''Herhangi bir konu olduğunda 'benim yetkim yok' veya 'ben bu konuda inisiyatif alamam'dan öte 'benim görüşüm şu' diye kanaatini, düşüncesini rahatlıkla ortaya koyan bir BDP, Parlamento çatısı altında Kürt meselesinin çözümüne daha da fazla katkı sağlar'' dedi.

NTV'nin canlı yayınına katılan Bekir Bozdağ, gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Bozdağ, ''Terörle mücadelede Hükümet'in yeni bir adım atacağı söyleniyor. Daha önceki kriterler baz alındığında Barzani sizce doğru bir aktör müdür?'' sorusunu yanıtlarken, söylediklerinin yeni şeyler olmadığını belirterek, ''Sayın Başbakanımız, 'terörle mücadele, siyasetle müzakere' lafını yeni söylemedi, uzunca bir zaman önce söyledi. Biz, demokratik açılım sürecini, milli birlik ve ve kardeşlik projesini başlattığımızda, BDP'yi, o zaman DTP'ydi, ziyaret ettik ve onlarla görüştük ve görüşmenin faydalı olduğunu da kamuoyuna deklare ettik. Çünkü onlarla görüşmenin önemli olduğunu biz de kabul ettik'' diye konuştu.

Görüşmelerde BDP'ye ''İnisiyatif kullanın, PKK terör örgütünden bağımsız hareket edin. Kendi kararlarınızla hareket edin, eğer aklınızı ve iradenizi rehin verirseniz, o zaman sizinle oturup konuşmanın ne size ne de bir başkasına faydası yok. Siz, siz olursanız sizinle konuşmanın faydası olur'' dediklerini anlatan Bozdağ, BDP'ye PKK terör örgütüyle aralarına inisiyatif koymalarını her defasında söylediklerini ifade etti.

Bozdağ, ''Sizin, BDP'nin bu noktaya geleceği konusunda umutlu musunuz?'' sorusu üzerine, şöyle konuştu:

''BDP'nin bu çizgide olmasının hem BDP hem de Türkiye açısından yararlı olacağını düşünüyoruz. Gelip gelmeyecekleri konusunda, 'gelmez' demeyi, şu aşamada ifade etmek istemem. Her defasında terörle aralarına mesafe koyup, inisiyatif kullanmaları, iradelerine hakim olmaları ve meselenin görüşmesi olduğunda veya herhangi bir konu olduğunda 'benim yetkim yok' veya 'ben bu konuda inisiyatif alamam'dan öte 'benim görüşüm şu' diye kanaatini, düşüncesini rahatlıkla ortaya koyan bir BDP, parlamento çatısı altında Kürt meselesinin çözümüne daha da fazla katkı sağlar. Ama terörden bağımsız düşünemeyen, onlardan ayrı hareket edemeyen, talimatlara göre yol ve yöntem belirleyen bir BDP'nin kendisine de hayrı olmaz. Herhangi bir meselenin çözümüne de katkısı olmaz.''

''Barzani'nin aktörlük görevi doğru mu?'' sorusunu yanıtlayan Bozdağ, Türkiye'nin Irak'ın kuzeyindeki bölgesel yönetim ile ilişkileri olduğunu dile getirdi. Barzani ile Türkiye arasında bir takım görüşmeler olduğunu, PKK ve başka konularda ilişkiler olduğunu ifade eden Bozdağ, bu ilişkilerin olumlu bir noktada devam ettiğini belirtti. Bozdağ, ''Zaman zaman inişleri çıkışları olsa da bundan sonraki süreçte bu ilişkiler devam edecek'' dedi.

''İnşallah, herhangi birine, herhangi bir sıkıntı olmaz''

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, ''MİT mensuplarının sorgulanması Başbakan'ın kararına bağlanmıştı, Başbakan bu konuda net karar verdi mi?'' sorusu üzerine, ''Başbakanımıza, Cumhuriyet Savcılığı bir talep yazısı gönderdi'' dedi. Bu talep yazısının savcılığın başlattığı soruşturma çerçevesinde rutin bir işlem olduğunu belirten Bozdağ, kamuoyunun bu rutin işleme çok olağanüstü işlem anlamı yüklediğini, bunun yanlış olduğunu ifade etti. Bozdağ, ''Konu, Başbakanlığa intikal etti, orada bir değerlendirme yapıldıktan sonra karar verilecektir. O değerlendirme devam ediyor'' diye konuştu.

Bozdağ, terörle mücadele eden bazı yetkililerin de sorgulanması için Başbakan'dan izin alınması yönünde yasal çalışma hazırlanıp hazırlanmadığı yönündeki bir soruyu yanıtlarken, bu konunun yasa değişikliği yapılırken müzakere edildiğini ancak o zaman MİT ile ilgili spesifik bir düzenleme yapıldığını anlattı. Bozdağ, ''Bundan sonraki süreçte, gündemimizde böyle bir husus yok ama ileride başka düzenlemeler olur mu, onu şimdiden söyleme imkanı yok. Şu anda gündemimizde kapsam genişletici bir düzenleme çalışması yok'' dedi.

Bozdağ, ''İfade krizinden sonra PKK'nın yakınına giren bazı MİT mensuplarının özellikle hayati tehlike atlattığı, operasyonların tehlikeye girdiği yönünde iddialar var'' sorunu yanıtlarken, bu iddiaların bir takım öngörülere dayandığını söyledi. MİT mensuplarının terör örgütlerinin yanına, yakınına ilişkin konuların kamuoyunda tartışılmasının terör örgütlerinde teyakkuz hali meydana getireceğini anlatan Bozdağ, şunları kaydetti:

''Oralarda canı pahasına görev yapan, uzun emekler sonucu oralara sızmış, ülkenin güvenliği, barışı, huzuru için istihbarat temin eden vatandaşlarımız için hayati tehlike oluşturacağı çok açık. Biz, bu konuyu o zaman da dile getirdik. Onlar şehit olamayı göze alarak, bu vatan için bunu yaparken, öte yandan siz onları hukuki teminatlardan yoksun bırakırsanız, o insanların görevlerini daha büyük bir özgüvenle yapmasına engel olursunuz. İnşallah, herhangi birine, herhangi bir sıkıntı olmaz, vazifelerini bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da başarı ile devam ettirirler. Temennimiz, kimsenin burnunun kanamaması.''

(AA)
Paylaş
Tweet
Paylaş
Gönder
Yazdır
A
A
Fenerbahçe yönetimi harekete geçti
YILDIZ İSİM GERİ DÖNÜYOR
pkk tarafından kaçırılan, astsubay,kaymakam adayı,polis,uzman çavuşlar nerede sayın bozdağ?
misafir - 22:35, 28 Mart 2012 Çarşamba
eeee sonuç sayın bozdağ!!! ben 2 gazeteci için meraktan endişeden ölüyorum siz ''hayattalar'' diyorsunuz. bilmek istiyorum 2 gazeteciyi ülkelerine getirmek için birşey yapıyormusunuz? yasal yollardan birşey yapamıyorsanız, gönderin sivil özel bir tim kaçırın yahu yeter aileleri perişan oldu.
Betül - 18:22, 28 Mart 2012 Çarşamba
eğitimin zorunlu 12 yıla çıkarılması demokrasi ye uygun değil.avrupa da 12 yıl mış..falan ülkede 10 yılmış.4+4..veya 1+8+3 ... bunlar yılan hikayesii..önemli olan çocuğun kendini bildiği,meslek seçimine geldiği yaştır.kendini bildiği 6-7 yaş arasıdır.okullaşma yaşıdır..15 yaş seçim yaşıdır..ilköğretim + 1 yıl olgunlaşma veya seçme yaşıdır.15 yaşından sonra zoraki okuyacaksın demek çocuklara 40 ayağa 38 numara ayakkabı giydirmektirrr..
sadık - 15:10, 28 Mart 2012 Çarşamba
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın

Yorum Yaz

VİDEO GALERİ

Rusya'da inanılmaz kedi kurtarma operasyonu
  • Rusya'da inanılmaz kedi kurtarma operasyonu
  • İşte IŞİD'in eline geçen ABD silahları
  • Maçın ortasıda akıl almaz ölüm
  • Şişirilmiş piliçler dünyayı şoke etti


YAZARLAR

  • Erhan BAŞYURTErhan BAŞYURT"U dönüşler" girdabında ilkesiz dış politika...
  • Nazlı ILICAKNazlı ILICAKSiyasi irade ipotek altında!
  • Yavuz BAYDARYavuz BAYDAR'Devrim mahiyetinde bir adım', öyle mi?
  • Orhan Kemal CENGİZOrhan Kemal CENGİZErdoğan, Özal ve Kürt çıkmazı
  • Gökhan BACIKGökhan BACIKKürt sorunu: Sosyolojik alarmlar
  • Aykut IŞIKLARAykut IŞIKLARHalkın cezası işte böyle olur
  • Tarık TOROSTarık TOROSBattı batacak Düştü düşecek
  • Bilal ÖZCANBilal ÖZCANBöyle gençler varken Türk müziği ölmez!
  • Sadettin ORHANSadettin ORHANDoğum borçlanması yaşı değiştirir mi?
  • Erdoğan SÜZERErdoğan SÜZERÇalışanların maaşını da güncelleyin
Erhan BAŞYURT"U dönüşler" girdabında ilkesiz dış politika...

FOTO GALERİ

  • İşte Türkiye'de boşanmaların sebebi
  • Ölümle ilgili çok ilginç ve çok gizemli bilgiler
  • Diyarbakır'a giden polisler isyan etti
  • Avının hamile olduğunun öğrenince bakın ne yaptı?
  • Ad kavmi neden ve nasıl helak edildi?
  • Kar yağışı etkisi altına aldı
  • Türkiye'de durum bu kadar vahim
  • Kurutmalık bamyanın kilosu 70 liradan satılıyor
  • Bu meyve fazla kiloların düşmanı
Boşanmaların nedeni