01 Şubat 2012 Çarşamba
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt

Demokrasiyi korumak meslek dayanışmasından önemlidir

Türkiye 2001 yılından bu yana sancılı bir arınma süreci yaşıyor. İlk olarak çeteler ve mafyatik örgütlenmelerin beli kırıldı.
Ardından da 2007 Haziran'ı ile birlikte darbeci, cuntacı ve derin yapılara karşı dalga dalga operasyonlar yapıldı. Operasyonlar büyüdükçe tartışmalar da zirveye çıktı. Fakat kabul etmek gerekir ki hiçbiri gazeteciler kadar gündem olmadı.
Hem meslektaşlarımız hem de Ergenekon sürecine muhalif çevreler ısrarla Türkiye'de gazeteciler hapse atılıyor diye yazıp çiziyorlar. Oysa Adalet Bakanı Sadullah Ergin hem Meclis kürsüsünde söyledi hem de bakanlığın web sitesinde kimin hangi suçla yargılanıp neden hüküm giydiğini tek tek anlattı.
Yani ekseriyetinin gazetecilikle ilgisi yok. Kimisi bomba atmaktan kimisi terör örgütüne üye olmaktan tutuklanmış.
Yazıp çizdikleri için tutuklu olanlar ise çoğunlukla PKK ile ilişkileri yüzünden. Hem Türkiye içinde hem de yurtdışında üzerinde en çok spekülasyon yapılan iki isim ise Nedim Şener ve Ahmet Şık.
Daha önce de yazdığım gibi tanıdığım bildiğim Ahmet Şık'ın bu işlerle işi olmaz(dı). Henüz çözemediğim bir gerekçe ile bu işlere bulaşmış gözüküyor. Fakat yazdığı kitap ve Odatv bilgisayarlarındaki direktiflere göre istismar edilmiş olması kuvvetle muhtemel.
Nedim Şener hapiste olmasa çok şey söylerim fakat şimdi yeri ve zamanı değil.
Soner Yalçın ve Odatv ekibinin ise lobisini yapan yok. Tutuklu Genelkurmay Başkanı Başbuğ gibi onlar da cezaevinde unutuldular.
Meslek dayanışması bizim meslekte önemlidir. Şener ve Şık meselesinde de böyle bir durum var.
Düne kadar Ahmet'i işsiz bırakıp kapının önüne koyanlar, söz hakkı tanımayanlar bugün Cumhurbaşkanı'na, Başbakan'a, Ankara'daki büyükelçilerin hepsine ve Avrupalı siyasilere 'Türkiye'de gazeteciler ya öldürülüyor ya hapse atılıyor ya da işsiz bırakılıyor' diye dert yanıyorlar.
Siyasiler de dosyanın içeriğini bilmeden genel ilkeleri hatırlatıyorlar. O ifadeler de sanki bu dosya için söylenmiş gibi manşetlere taşınıyor.
En acısı ise Ergenekon'un hedefi olan Dink'i bile alet edenler çıktı. Eminim Dink'in kemikleri sızlıyordur.
Bu noktada kitabın ortasından konuşmak ve şapkayı önümüze koymak zorundayız.
Türkiye gibi tarihi darbeler, post modern darbeler, cuntalar ve muhtıralarla dolu bir ülkede tartışılması gereken konu her şeyden önce demokrasinin korunmasıdır.
Eğer biz meslek dayanışması der gazetecileri bu işe bulaştırmaz, emniyetçiler polisi korumaya, MİT kendi personelini savunmaya, yargıçlar da hakim ve savcıları bu işin dışında tutmaya çalışırsa, siyasetçiler de zaten bize dokunulamaz havasında olursa darbeler, darbeciler, çeteciler nasıl gün yüzüne çıkacak?
Sonuçta darbeyi bakkal, manav ve simitçi ile yapmazsınız.
Bugüne kadar Türkiye'de darbelerin, cuntaların nasıl hazırlandığı, hangi araçlarla uygulandığı ortada. Az önce saydığım kurumların hiçbiri masum değil.
O yüzden bırakalım yargı işini yapsın.
Arınma süreçleri sancılıdır, zordur, can yakar. Ama demokrasinin sağlıklı işleyebilmesi için bu sürecin başarıyla yürütülmesi şart.
Sonuçta demokrasiyi korumak meslek dayanışmasından önemlidir.

CHP de '3 dönem yeter' diyebilir

Suların bir türlü durulmadığı CHP'de işler yine karışık.
Görünüşte her şey 'daha demokratik bir tüzük için' ama aslında yaşananların 'koltuk kavgası olduğu' da aşikâr.
CHP'nin etkili isimlerinden Erdoğan Toprak'la dün TBMM kulisinde bunları konuştuk. Partinin kayyuma devri iddialarını ciddiye almıyor. Tüzük için uzun zamandır çalıştıklarını, muhaliflerin önerilerinden de yararlanacaklarını söylüyor.
Açıkçası anlattıkları devrim niteliğinde.
Fakat benim ilgimi en çok iki nokta çekti. Birincisi Toprak siyasetin bir meslek olmadığını söylüyor ve 'partide 3 dönem sınırı koymak istiyoruz' diyor. Gerçi şimdilik bu temenni ama kararlı gözüküyor.
Yani AK Parti modelindeki gibi partideki tüm görevler, milletvekilliği, 3 dönemle sınırlanacak.
Toprak'ın altı çizilecek diğer ifadesi ise "CHP'yi artık kurultaylar ve iç çekişmelerle anılmaktan kurtarmak zorundayız. Kendi içiyle değil ülke sorunlarıyla uğraşan bir parti olmalıyız" şeklinde.
Her ikisi de başarılabilirse CHP o zaman iktidar alternatifi olabilir. Aksi durumda seçim değil kurultay kazanmak birincil amaç olmaya devam eder.




Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (24 yorum)
o öyle birisidir ki;abd ve israilin bop planına eşbaşkan'ım diyebilmiş.o öyle birisidir ki muhtırayı ben yazdım diyenle pazarlığa oturup,taltif etmiş,o öyle birisidir ki 100 metrelik koca gemi'ye kaynağını gösteremeyince gemicik diyebilmiş.şehit'e kelle demekten hüküm almış.sayfalar yetmez yazmaya.
GAKKON A 12.53 E.. - 17:50'de yazana - 14:18 / 2012.02.03
usta işi de olsa)şimdiki gerçek devletin,ailelere tazminat ödemesi gerekecektir.evet,buda usta'nın iktidarında olabilir.usta'nın yönetiminde tc devleti,alemlerin rabbine(cc)sonsuz şükürler olsun,devlet içine yerleşmiş çetelerden alınarak,asıl sahibi olan halklara verilmiştir.vatan ona minnettardır.
GAKKON A 12.53 E.. - 17:50 / 2012.02.02
şehitleri devlet öldürmüyorki onlara tazminat ödesin.yalnız,rahmetli askerler,eşref bitlis,kazım çillioğlu,rıdvan özden ile,ali gaffar okkan,adnan kahveci,turgut özal'ın ölümlerinin araştırılması sonucu;onların ölümleri ile silivri veya hasdalda yatanlar arasıda bir bağlantı olduğu anlaşılırsa(usta
GAKKON A 12.53 E.. - 17:43 / 2012.02.02
tazminat ödenmesini kaçakçılığı meşru halae getirme olarak yorumlar.yine o öyle bir ergenekoncu,kaos piyonudur ki;devletin ordusu ile öldürülene,güvenlik görevi yaparken,devlet düşmanı güçlerce öldürülenden daha yüksek tazminat ödenmesini,kaçakçının şehitten üstün tutulması diye yorumlar.şehitleri
GAKKON A 12.53 E.. - 17:38 / 2012.02.02
o öyle biridir ki;dışardan istihbaratla hedefi belirlemiş,içerden koordinasyonsuzluk ve belkide tsk içinde hala darbe yanlısı unsurların kasıtlı emirleriyle,kaçakçıların terörist gibi bombalandığını bilmesine rağmen bunu,sn.başbakanın üzerine atar.o öyle biridir ki,devlet eliyle öldürülenlere tazmin
GAKKON A 12.53 E.. - 17:32 / 2012.02.02



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

CHP harekete geçti

CHP'li Mahmut Tanal, Uludere olayı ile ilgili suç duyurusunda...

PKK'nın en büyük para kaynağı

Terör örgütü PKK'nın para kaynaklarından birisi daha ortaya çıktı.

13 ilimize büyük müjde

Yeni yasada sanayisi gelişmemiş, vergi gelirinden aldığı pay az olan...

Ankaralı Namık'a tehdit şoku!

Suç örgütü kapsamında gözaltına alınan 18 kişinin Ankaralı Namık'ı...

Güne damga vuran manşetler

Güne damga vuran manşetler

Özal'ın ölümünde Demirel detayı

Devlet Denetleme Kurulu'nun Turgut Özal'ın son 24 saatini dakika...

Elektrik direğinde infaz!

Başından vurarak öldürüldükten sonra elektrik direğine bağladı.

Yargıtay'dan 'Sayın Öcalan' kararı

Yargıtay, Öcalan için 'Sayın', PKK'lılar için 'Gerilla' ifadesini...

PKK yandaşları saldırdı

Kağıthane’de Özel Halk otobüsüne molotof ve havai fişekli saldırı...

PKK'lı teröristin inanılmaz itirafı

Bugün Gazetesi Ankara Temsilcisi Adem Yavuz Arslan PKK'nın onca prese...

10. Türkçe Olimpiyatları geliyor

Dünyanın en kapsamlı organizasyonları arasında gösterilen Türkçe...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.