03 Şubat 2012 Cuma
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Gülay GÖKTÜRK
Gülay GÖKTÜRK
gokturkgulay@yahoo.com
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

Dindar bir gençlik yetiştirmek

İşte bu laf olmadı Sayın Başbakan...
Siz dindar olabilirsiniz, partiniz de muhafazakâr bir parti olabilir. Ama bu size "dindar bir gençlik yetiştirme" yetkisi vermez. Tıpkı hiçbir hükümete "dinsiz bir nesil yetiştirme" hakkı ve yetkisi vermediği gibi...
Başımıza ne geldiyse, birilerinin kalkıp şöyle ya da böyle nesiller yetiştirmeye kalkışmasından geldiğini anlamak için daha ne kadar deney yaşamamız gerek, doğrusu bilmiyorum.
Son on yıldır dilimizden düşürmediğimiz şu "toplum mühendisliği yapma" suçlaması tam da bu değil mi? İktidarı ele geçirenlerin, toplumu da istedikleri biçime sokmaya hakları olduğunu sanmasından yaşanmadı mı bütün o acılar?
Farkında değil misiniz ki, şu anda Milli Eğitim'den temizlemeye çalıştığınız bütün o militarist kalıntılar da belli bir tür gençlik yetiştirme hevesinin sonuçlarıydı. Onlar, Türkler'in damarlarından diğer milletlerden daha asil bir kan aktığını sanan, varlığını Türk varlığına armağan etmeye hazır nesiller yetiştirmek istemişlerdi. Çünkü onların "iyi"si oydu. Siz ise daha dindar bir gençliğin Türkiye için daha iyi olduğunu düşünüyorsunuz ve onu gerçekleştirmeye çalışmaktan söz ediyorsunuz.
Peki aranızda ne fark var? Sizin "iyi"nizin, bütün toplum için "iyi" olduğuna kim karar verecek?
Başbakan konuşmasında dindar bir gençlik yetiştirmek için çalışacaklarını söylerken bunu nasıl yapacaklarını söylemiyor.
Söylemediği için de her türlü yanlış uygulama için açık kapı kalıyor.
AK Parti'nin muhafazakâr bir parti olarak, kendi dindarlık anlayışını çeşitli propaganda çalışmalarıyla, telkinlerle, kültürel faaliyetlerle yaygınlaştırmaya çalışmasına bir diyeceğimiz olmaz. Bir parti kendine böyle bir misyon atfedebilir. Kimi sivil toplum kuruluşlarının da "daha dindar bir toplum yaratmak" gibi bir amacı olabilir ve bu konuda zora dayanmadıkça istedikleri çalışmaları yapabilirler, nitekim yapıyorlar da...
Ama sıra, iktidardakilerin devletin imkânlarıyla toplumu ya da toplumun bir kesimini kendi muhafazakârlık ya da dindarlık anlayışına uydurmak için faaliyet yürütmesine gelince, orada durmak gerekir.
Çünkü artık o devletin bir parçasıdır; yani ideolojisiz olması gereken devletin; garson devletin; hizmetçi devletin... Evin hizmetini görsün diye tutulan birinin, hizmet ettiği aileyi daha dindar yapmaya çalıştığı nerede görüşmüştür?
İnsanlar yöneticilerini, ortak ihtiyaçlarını karşılasınlar, ortak işleri görsünler, ortak bütçeyi idare etsinler diye seçerler; kendi hayatlarını yönetsinler diye değil...

"Dini siyasete alet etmek"

Türkiye'de din ve siyaset arasındaki ilişki her zaman çok problemli oldu. Bu alandaki kavram kargaşası hiç dinmedi. Yakın zamana kadar yapılan yaygın hata, "dini siyasete alet etmemek" klişesiyle bir siyasetçinin cuma namazına gitmesine, bir kamu kuruluşunda mescit açılmasına bile karşı çıkan anlayıştı.
Türkiye bu anlayışla büyük oranda hesaplaştı. Hesaplaşırken de şunu anladı: Din bu toplumun içindeyse, siyaset de toplum için yapılıyorsa, din elbette siyasetin içinde olacak. Siyasetçi, yönetmeye talip olduğu toplumda var olan bütün duyarlılıkları, bütün talepleri, bütün sorunları siyasetin konusu haline getirdiği gibi, dini duyarlılıkları da siyasetin konusu haline getirecek, bu alandaki talepleri karşılamaya ve sorunları çözmeye çalışacak. Ama bunları yaparken, icraatının toplumun diğer kesimlerinin hak ve özgürlükleriyle çelişip çelişmediğine; devletin tarafsız hakem rolüne halel getirip getirmediğine dikkat edecek. Hiç kimsenin özgürlük alanını kısıtlamadan, dini inanç ve ibadet özgürlüğünün alanını da genişletmek için uğraşacak.
Ama asla ve asla kendini bireyin yerine koyup, onun adına kararlar vermeyecek. Onu kendi kafasındaki modele göre dönüştürmeye çalışmayacak.
Kendisi muhafazakâr diye ya da kendisine oy verenlerin çoğu muhafazakâr diye toplumu da muhafazakârlaştırmaya hakkı olduğunu sanmayacak. Ona verilen oyların, toplumu kendisine benzetmesi için verilmediğini iyi anlayacak...
Çok mu tekrarladım aynı fikri?
Ne yapayım; hâlâ anlaşılmadığına dair o kadar çok işaret var ki...




Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (172 yorum)
çenap ; laf ebeliğine gerek yok dostum.su saçma sudan,arabistan örneklerini vermekten ne zaman vazgeçeceksiniz? illa konuşalım diyorsan hodri meydan ama benimle bilgi yarıştıracak çapın olmadığına eminim.dikiz aynasına bakıp araç kullanan zihniyet kim acaba?
DİPLOMAT - 21:39 / 2012.02.07
nedir bu geeriye özlem diplomat dikiz aynasına bakarak nereye kadar araba kullanabilirsin müslüman ülkelerinde en büyük sorunu geçmişle avunmaktan ileriye bakamamak sen mennunmusun irandan arabistandan afganistandan sudandan çezayirden hııı öylemi olmak istiyorsun 90 yıl önçe daha muhafazakarmış vış
çenap - 18:22 / 2012.02.07
kimse kusura bakmasın ama bu millet zaten 90 yıl önce muhafazakardı,zorla dinsizleştirilmeye çalışıldı.bu milletin aslına dönecek olması chp kadrolarını neden rahatsız ediyor? dinsiz nesil yetiştiremeyecekleri için mi? müslüman türk milleti,tabii ki dindar bir nesil olacaktır.konu kapanmıştır.
DİPLOMAT - 10:20 / 2012.02.07
"muhafazakar ve demokrat,milletinin, vatanının değerlerine,ilkelerine, tarihten gelen ilkelerine sahip çıkan bir nesil" bu nesli abd ve israil'in bop projesinin eşbaşkanı olduğunu söyleyen birisi mi yetiştirecek.artık her şey apaçık ortada kardeş.önce bu değerleri kendileri öğrensinler.saygılar.
elif alper'e - 13:05 / 2012.02.06
aldanma insanların samimiyetine, menfaatleri gelir herşeyden önce.. vaad etmeseydi allah cenneti, o'na bile etmezlerdi secde. m.akif ersoy
dindar m.a.ersoydan, manzaramız - 22:36 / 2012.02.04



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

Türkçe Olimpiyatları'nda geri sayım

Dünyanın en kapsamlı organizasyonları arasında gösterilen Türkçe...

CHP harekete geçti

CHP'li Mahmut Tanal, Uludere olayı ile ilgili suç duyurusunda...

PKK'nın en büyük para kaynağı

Terör örgütü PKK'nın para kaynaklarından birisi daha ortaya çıktı.

13 ilimize büyük müjde

Yeni yasada sanayisi gelişmemiş, vergi gelirinden aldığı pay az olan...

Ankaralı Namık'a tehdit şoku!

Suç örgütü kapsamında gözaltına alınan 18 kişinin Ankaralı Namık'ı...

Güne damga vuran manşetler

Güne damga vuran manşetler

Özal'ın ölümünde Demirel detayı

Devlet Denetleme Kurulu'nun Turgut Özal'ın son 24 saatini dakika...

Elektrik direğinde infaz!

Başından vurarak öldürüldükten sonra elektrik direğine bağladı.

Yargıtay'dan 'Sayın Öcalan' kararı

Yargıtay, Öcalan için 'Sayın', PKK'lılar için 'Gerilla' ifadesini...

PKK yandaşları saldırdı

Kağıthane’de Özel Halk otobüsüne molotof ve havai fişekli saldırı...

PKK'lı teröristin inanılmaz itirafı

Bugün Gazetesi Ankara Temsilcisi Adem Yavuz Arslan PKK'nın onca prese...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.