10 Şubat 2012 Cuma
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt

Dokunan yanar mı?

MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve eski yöneticilerin ifadeye çağrılması başkenti altüst etti.
Nitekim dün de hem Çankaya'da hem Başbakanlık'ta baş döndüren bir trafik vardı. Akşam üzeri de müsteşar ve eski yöneticilerin ifadeye gitmeyeceği, karara itiraz ettikleri bilgisi geldi.

Peki ne oldu ve bundan sonra ne olacak?

Açıkçası estirilen havayı anlayabilmek mümkün değil.

Çünkü sürmekte olan bir soruşturma kapsamında MİT'çilerin ifadeye çağrılması daha çok kişisel olarak değerlendiriliyor.

Hatta akla ziyan yorumlarla işi Başbakan'a kadar götürenler bile çıkıyor. Tamam MİT müsteşarının ifadeye çağrılması önemlidir ama sonuçta süren soruşturmanın bir şekilde bitirilmesi de lazım.

Şöyle ki; MİT'çiler Oslo görüşmeleri özelinde çağrılmamışlar.

KCK operasyonları sırasında ele geçen dokümanlar, sanık ifadeleri ve Öcalan'ın el yazması mektupları üzerine gelişen
bir durum var.

Çünkü BDP il başkanlığında ele geçen CD'lerde 'suç unsuru' oluşturacak bulguların varlığı artık sır değil. Ayrıca Öcalan'ın el yazısı ile yazdığı talimatların gizlice İmralı'dan çıkartılarak örgüt yönetimine ulaştırıldığı iddiası var.

Tabii o talimatlar sonrası şehit olan Mehmetçikler ve siviller de işin başka bir boyutu.

Yine ele geçen dokümanlara göre MİT'in PKK'nın saldırı ve eylem planlarını bildiği halde ilgili kurumları uyarmadığı bilgisi de var. Kaldı ki sanıkların hatırı sayılır bir kısmı 'MİT için çalıştığını' da ifadelerinde belirtti.

Bu durumda savcılığın soruşturmayı tamamlayabilmesi için MİT'çilerle konuşmak istemesi doğal.

Ancak bunun üslubunun nasıl olacağı iki kurum arasında belirlense daha şık olurdu. Bu arada davetin telefonla yapılmasının da 'sızmaması için tedbiren' tercih edildiğini not edelim.

Kabul etmek gerekir ki gelinen nokta sağlıklı bir durum değil.

Çünkü KCK'yı soruşturan iki önemli emniyet müdürünün görevine son verilmesi söz konusu operasyonun bundan sonraki sürecini de zedeleyecektir.

Ayrıca siyaset kurumunun 'kendisine karşı bir hareket' olarak algılaması da ayrı bir sıkıntı.

Ama bütün bunları bir kenara koyup kitabın ortasından sormak lazım. Biz yıllardır PKK başta olmak üzere birçok terör örgütünün içindeki MİT uzantılarını konuşmuyor muyuz?

Bugüne kadar defalarca PKK-MİT ilişkisi ile ilgili itiraflar, ifadeler çıkmadı mı? Son operasyonlarda 'istihbarat almanın ötesinde' işler yaptığı görülen MİT'çi KCK'lılar olmadı mı?

Dahası Ergenekon'un temel tezlerinden biri değil mi 'naylon terör örgütleri?'

Eğer kurumsal koruma refleksi ile hareket edip suça bulaşan ya da terör örgütleri ile irtibatlı olanları yargıya teslim etmeyeceksek buraya hukuk devleti denebilir mi?

O zaman Ergenekon ya da Balyoz'dan tutuklu komutanların, subayların suçu neydi?

Ya da 12 Eylül referandumu neden yapıldı ve bu halk neden yüzde 58'lik bir destek verdi? Eğer PKK gibi bir örgütün sonu gelecekse bu yolda her yere ve her kuruma dokunulabilmelidir.

Yeter ki sağlam delilleri ve hukuki dayanağı olsun.

Zahmet olmazsa takma adımı öğrenebilir miyim?

Dün öznesi yine MİT olan başka bir skandalı konuştuk.

Taraf'tan Mehmet Baransu'yu izleyen biri kadın iki MİT'çi suçüstü yakalandı.

Üzerlerinde de kayıt cihazlarıyla.

Ayrıca Taraf'ın yayın yönetmeni ve yazarları sahte isimlerle alınan mahkeme kararları ile dinlenmiş. Üstelik iki yıl boyunca.

Her iki olay nereden bakarsanız bakın esaslı bir skandal.

Normal ülkelerde
basın kuruluşları ayağa kalkar, Meclis toplanır ve kararın altında imzası olan MİT bölge başkanı ya da ilgili kişiler görevden alınıp yargılanır.

Ama dediğim gibi bunlar normal ülkelerde olur.

Bizim gibi ülkelerde ise 'MİT'çileri ve tabii generalleri de yargılanamaz hale getirecek hukuki düzenlemelerin hazırlıkları' yapılır. Eğer o düzenleme yapılır ve TBMM'den geçirilirse yandı gülüm keten helva.

Basın özgürlüğü diye olur olmaz demeçler
verenler ise sus pus.

Bir başka ilginçlik de şurada; MİT gazetecileri izlerken takma isimler uydurmuş. Yasemin Çongar Elizabeth,

Quaramaddin Fatimi Mehmet Altan, Demi ise Amberin Zaman.

Tabii insan merak ediyor:

Yazıp çizdiklerimiz, ilgilendiğimiz alanlar düşünülürse bizi de yakından izlemişlerdir
.

Sahi benim kod adım ne sayın ağabeyler?..






Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (24 yorum)
hakan fidanin miletin yararina calistigina inaniyorum.amaa gerceklerin aciga cikmasi icende mitin arsivini yargiya acsinlar.cin artik siseden cikti bikere yillardir binlerce sehit verdi bu millet varsa sucu olanlar yargilansin.
donusu yok - 23:12 / 2012.02.11
ne acı ki oslo'da devle ile pkk arasında kıran kırana bir pazarlık olmuş.
Avşaroglu - 22:47 / 2012.02.11
metin çimen imzasıyla bir,gakkon projeksiyonu.akpartiye mit sızdıysa orada yerleşsin.bu yaptıkları hep ülkenin hayrına oluyor.parti bir ve bütün,chp gibi,üç kurultay(bile)pozisyonunda değiller.1.tehdit olarak görenler,silivride andıç hesabı veriyor.yaptıklarını da ikrar etmiş durumdalar.
15.29 DAKİ - 16:46 / 2012.02.11
mit görevi gereği şeytanla da görüşür. amenna. ancak, gazetelerde çıkan protokol, eğer doğruysa, ne mit'in ne de hükümetin görev ve yetki alanına girmez. resmen kürdistan kuruluyor bu protokolle. ülke satma özelleştirme kapsamına girmez efendiler.
gakkom - 15:37 / 2012.02.11
pkk içinden seçildikleri halde kck yöneticilrinin neredeyse yarısını ajanlarından seçtirebilen mit acaba başka yerlere de sızmış olabilir mi? kuruluş aşamasında (2001) kurucu ideolojisi pkk'dan bile tehlikeli görülerek 1.tehdit ilan edilen ak partiye ne oranda sızmıştır mit, ve hangi konumdadırlar..
Metin Çimen - 15:29 / 2012.02.11



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

PKK'nın en büyük para kaynağı

Terör örgütü PKK'nın para kaynaklarından birisi daha ortaya çıktı.

Türkçe Olimpiyatları'nda geri sayım

Dünyanın en kapsamlı organizasyonları arasında gösterilen Türkçe...

CHP harekete geçti

CHP'li Mahmut Tanal, Uludere olayı ile ilgili suç duyurusunda...

13 ilimize büyük müjde

Yeni yasada sanayisi gelişmemiş, vergi gelirinden aldığı pay az olan...

Ankaralı Namık'a tehdit şoku!

Suç örgütü kapsamında gözaltına alınan 18 kişinin Ankaralı Namık'ı...

Güne damga vuran manşetler

Güne damga vuran manşetler

Özal'ın ölümünde Demirel detayı

Devlet Denetleme Kurulu'nun Turgut Özal'ın son 24 saatini dakika...

Elektrik direğinde infaz!

Başından vurarak öldürüldükten sonra elektrik direğine bağladı.

Yargıtay'dan 'Sayın Öcalan' kararı

Yargıtay, Öcalan için 'Sayın', PKK'lılar için 'Gerilla' ifadesini...

PKK yandaşları saldırdı

Kağıthane’de Özel Halk otobüsüne molotof ve havai fişekli saldırı...

PKK'lı teröristin inanılmaz itirafı

Bugün Gazetesi Ankara Temsilcisi Adem Yavuz Arslan PKK'nın onca prese...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.