21 Ocak 2012 Cumartesi
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Gülay GÖKTÜRK
Gülay GÖKTÜRK
gokturkgulay@yahoo.com
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

Halk denetiminde yargılama

Siz hiç daha önce, bir davanın savcısı ile mahkeme başkanının kamuoyu önünde yürüttükleri bir davayı tartıştıklarını, birbirlerini suçladıklarını görmüş müydünüz?
Ben hatırlamıyorum. Ama bu da oldu işte...
Ve çok da iyi oldu.
Dink Davası'ndan çıkan karar kamuoyunda o kadar büyük bir tepki yarattı ki, bu ağır baskı karşısında davanın iki ana aktörü de kendilerini savunmak zorunda hissettiler.
Mahkeme başkanı, kendisinin de vicdanen örgütün varlığına inandığını ama önündeki dosyanın içerdiği deliller itibariyle böyle bir karar almasının mümkün olmadığını söyleyip topu savcıya atınca, savcı -ki zaten karara muhalif kalmıştı- faturanın kendisine çıkarılmasına isyan etti. "Dosyada deliller fazlasıyla vardı" diyerek açıkça mahkeme heyetini yanlış karar vermekle suçladı.
Bu arada, söz konusu dosya yakında önüne gelecek olan Yargıtay da eminim bu atışmaları merakla izledi; hem perşembe günü Agos önünde toplanan on binlerin isyanından hem de savcıyla mahkeme başkanı arasındaki bu tartışmadan fazlasıyla etkilendi.
Peki bütün bunlar kötü mü oldu?
Kimileri bu duruma hukuk skandalı diyorlar. Bana göre ise bu manzara, mahkemelerin "halk adına yargılıyor olmasına"na gayet uygun bir tablodur.
Hatta, bu tabloyu izlerken şunu düşündüm: Neden kamuoyunu yakından ilgilendiren tartışmalı davaların savcıları, hakimleri, sanık avukatları, dava bittikten sonra çeşitli platformlarda -panellerde, TV programlarında- bir araya gelip davayı tartışmazlar? Yoksa mahkeme kararları böyle tartışmalara gelemeyecek kadar çürük müdür genellikle? Eğer kamuoyu önünde tartışılırsa yargının büyüsünün bozulacağından, kimi ilkelliklerin, yetersizliklerin, beceriksizliklerin ortaya döküleceğinden mi korkarlar? Giydikleri yüksek yakalı cübbelerin, oturdukları yüksek kürsülerin yarattığı azamet yok olup gittiğinde geri kalanın pek dişe dokunur olmadığını görmemizden mi endişelenirler?

Davaları elbette etkileyeceğiz

Soruşturma aşaması dışında, "sürmekte olan davaları etkileme" denilen suça hiçbir zaman inanmadım; bunun nasıl olup da suç sayıldığını anlayamadım.
"Millet adına" görev yapan bir heyetin, milletin fikirlerinden, kanaatlerinden ve vicdanından etkilenmeden, onu dikkate almadan, milletin farklı kesimlerinin içinden çıkan farklı fikirleri öğrenmeden, toplamda yürümekte olan tartışmaları izlemeden sağlıklı hüküm vermesi olacak iş midir? Kendini toplumdan soyutlamış, fildişi kulesinde kara kaplı kitaplarıyla baş başa kalmış bir heyetin, adına karar verdiği toplumun değişim dinamiklerini yakalaması, ruh halini anlaması, fikir dünyasıyla eşgüdüm kurabilmesi nasıl mümkün olabilir?
Bu mesele, yani yargının kamuoyundan etkilenmesi ve kamuoyu baskısını üstünde hissetmesi meselesi, Türkiye özelinde daha da hayati bir önem taşıyor.
Zira hepimiz biliyoruz ki bu ülkede yargı mensuplarının -özellikle de siyasi içerikli davalar söz konusu olduğunda- görevlerini yaparken, gerçekleri aramaktan çok, devleti koruma ve kollama gibi bir refleksleri var.
Bu refleks yüzündendir ki, şimdiye kadar derin devletin hiçbir operasyonu büyük kamuoyu baskısı olmadan yargı tarafından resen dava konusu yapılmadı. Hiçbir soruşturma, gazeteler olayı deşifre edip de kamuoyu baskısı oluşmadan başlamadı. Hiçbir faili meçhul cinayete, ipuçları basın tarafından bulunup çıkarılamadan; manşet üstüne manşet atılarak yargının "üç maymun"u oynaması imkânsız hale getirilmeden el atılmadı.
Eğer bugün bu ülkede darbeler 32 kısım tekmili birden yargılanabiliyorsa, derin devletin derin operasyonları deşifre oluyorsa, Hrant Dink davasının üstü kapatılamıyorsa; bu, davaları dikkatle izleyen ve davaların gidişatını etkilemek için kesintisiz mücadele veren demokratik kamuoyu sayesinde oluyor.
Toplumun el atmadığı hiçbir alanın temizlenmesinin mümkün olmadığını o kadar çok örnekle gördük ki, kimse bize "sürmekte olan davaları etkileme"nin sakıncalarından söz etmesin.





Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (30 yorum)
valiler ve devlet herkese bir kaç koruma veremez ki?bu hangi ülkede görülmüş sayın yorgun ve yorucu,palavracı demokrat???
Derin tefekkür - 15:08 / 2012.01.25
valisi ise,türkiye'de sadece hırant dink tehdit edilmiyor ki.tehdit edilen bir yazar var.mesela abdurrahman dilipak.r.hasan karakaya,ahmet taşgetiren,nuh gönültaş ve daha bir sürü yazar.bunların hiçbirisine koruma verilmemişdir.hatta geçen gün koruma isteyen bir kadın kocası tarafından bıçaklandı.
Derin tefekkür - 15:06 / 2012.01.25
20.37 de bana yazıp güya beni aşağılayıp refüze etmeye çalışan zat.boşuna uğraşma!her yazında çuvallıyorsun.benim ne kadar demokrat olduğuma sen mi karar verceksin.hem senin gibi silivri katibi bir demokrat bütün türkiyeye yeter de artar bile bana gerek yok zaten.bahsettiğin kişi eski istanbul
Derin tefekkür - 15:01 / 2012.01.25
bizim mahkemelerimizde de karara katılan milletin temsilcilerinden oluşan kapasiteli bir grup olmalı.saltanatlarını korumak için silahlı güç olmaları sebebiyle hukuksuzluğu kendilerinde hak görüp faili meçhulleri işleyenlerin mahkemeleri aleni olmalı ki halkın haklı müdahelesi mümkün olabilsin.saygı
Ahmet YÜCEL - 10:50 / 2012.01.23
diye yazan, çok yer görmüş, çok bilmiş derin tefekkür dostumuz: olayın işlendiği zaman bürokrat olanların "akp millet vekili" olduğunu unutuyor galiba..yine, misyonerlere karşı çıkmak ile, islamı kullanarak yaptığın hamaset aynı.. farkında değilsin,derin tefekkür...hemide demokratlığa soyunmuşsun!.
dünyada bile böyle bir yargılama görmedim - 20:37 / 2012.01.22



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

PKK ile çatışma çıktı: 5 yaralı

AK Parti Kulp İlçe Başkanı Veysel Çelik'in kurtarılması için...

Dünyayı panikleten gelişme

Küresel ısınma bir çok sıkıntıyı da beraberinde getiriyor.

CHP'li başkana bombalı saldırı

Karaağaç Belediye Başkanı CHP'li Necmettin Acar'ın, evinin bahçesinde...

'Öcalan'ı katil olarak görmedik!'

BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, 'Biz hiç bir zaman Öcalan'ı...

PKK'nın en büyük para kaynağı

Terör örgütü PKK'nın para kaynaklarından birisi daha ortaya çıktı.

Türkçe Olimpiyatları'nda geri sayım

Dünyanın en kapsamlı organizasyonları arasında gösterilen Türkçe...

CHP harekete geçti

CHP'li Mahmut Tanal, Uludere olayı ile ilgili suç duyurusunda...

13 ilimize büyük müjde

Yeni yasada sanayisi gelişmemiş, vergi gelirinden aldığı pay az olan...

Ankaralı Namık'a tehdit şoku!

Suç örgütü kapsamında gözaltına alınan 18 kişinin Ankaralı Namık'ı...

Güne damga vuran manşetler

Güne damga vuran manşetler

Özal'ın ölümünde Demirel detayı

Devlet Denetleme Kurulu'nun Turgut Özal'ın son 24 saatini dakika...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.