27 Ocak 2012 Cuma
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Hüseyin YILMAZ
Hüseyin YILMAZ
hyilmaz@bugun.com.tr
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

Herkes kendi putunu kırmalı...

Zulmünden emin olamadığınız devletten daha korkunç bir tehdit tahayyül ve tasavvur etmek imkânsız!
Hele de bu zulüm bir karıncayı ezer, bir tavuğu boğazlar gibi hayatınıza kadar uzanıyorsa ve bunun binlerce misâllerinin yaşandığını biliyorsanız cidden o devlet bütün yaşama sevincinizi, bütün ümitlerinizi katletmeye fazlası ile yeter. İçinizde hep ağır bir külçe gibi bir mide bulantısı, bir bezginlik, bir korku ile yaşamaya başlarsınız...

Zirâ kendi ellerinizle silahlandırdığınız bu müstebid güce karşı yapabileceğiniz hiçbir şey yoktur; çâresiz, müdafaasız ve ümitsizsiniz... Yapbileceğiniz en iyi şey, haysiyetsizliği göze alıp bir hayvan, bir ot gibi yaşamaya rıza göstermektir... Ya da bu müstebid yapıyı başınızdan atacak çok uzun soluklu  ve sabırlı bir mücâdeleyi başlatacak, size müyesser olmayan güzel bir hayatı gelecek nesilleriniz için tahayyül edip çalışacaksınız...

Devletin zulmü sadece şahsınızı değil; bir kitleyi, mensubu olduğunuz bir kitleyi hedef alıyorsa o zaman bu zulmün içinizi bir zehir külçesi gibi dolduran acısının doğurduğu hınç ve intikam duyguları ile çıldıracak, bir alev topu gibi dağ ve derelere savrulacaksınız.

Târihin ender kaydettiği bir cinnetle bütün değerlerini, geçmişini, dinini, irfânını reddeden Ankara muktedirlerinin “devlet” diye miletin başına “zebani” tayin ettikleri gücün bir asırda meydana getirdiği dehşetli felâketten iki muazzam kitle büyük zarar gördü: Birincisi, bütün ırkları ile –Türk, Kürt, Laz, Arap, Arnavut, Çerkez...- Müslümanlar; diğeri, Kürtler...

Müslümanları Batıperestlik budalalığı ile lâiklik ve İnkılâbların düşmanı ilân edip süründüren devlet, Kürtleri ise bir taraftan Müslüman beri taraftan da de asimile gayretlerini boşa çıkardıkları için kahredici bir hınç ve zulüm ile ezdi.

Bir milletin bin yıllık geçmiş ve müktesebatını bir kaç Batıperestin hülya ve hissiyatlarına kul ve köle yapmak isteyen devlet gücünün sergilediği zulüm, Anadolu’yu bir işkencehâneye çevirdi. Şeyh Said, Ağrı, Dersim tenkilleri târihin nâdir katliamları arasında yerini alırken İstiklal Mahkemeleri mazlumların melcei “adâleti” kahredici bir zulmün vasıtası gibi icrâ ile nice mazlum insanı darağaçlarına çekti. Takrir-i Sükûn Cehenneminde boy atan İnkılâbların milletin yeni amentüsüne çevrilme irâdesinin karşılaştığı redde tahammül edemeyen Ankara muktedirleri, Fir’avun ve Şeddadlara rahmet okutacak zâlimliklere imza attılar.

Dünya târihinde ikinci bir misâli olmayan bir şenaatle hukuku geriye işleterek Şapka Kanunu’ndan iki yıl önce kaleme aldığı bir risâlecikten dolayı İskilipli Âtıf Hoca’yı bin türlü hakaret ve işkence ile derme çatma bir sehpada güle oynaya, arenada insanları parçalayan vahşi hayvanları çığlık çığlığa seyreden Romalılar gibi eğlenerek şehid ettiler...

Ceddimiz Osmanlı’ya diz çöktüren Batının dayatma ve taleblerinin devlet irâdesi şeklinde arz-ı endâm etmesinden başka bir şey olmayan bu “helâket ve felâket” devrinin şenaatlerini geniş mânâsı ile Müslümanlar geride bırakmak için az mücâdele verip, az ızdırab çekmediler...

Şüphesiz Kürtler’in hissesine devlet zulmünden daha fazlası düşmüştü... Devletin tâ kendisi olan JİTEM’in “gözaltı ve sorgu” karargâhında yapılan kazılardan fışkıran insan kemiklerinin müşterek vasfı Kürtlere âid olmaktır... O insanlar Kürt oldukları için devletleri tarafından göz altına alınmış, işkencelerden geçirilmiş, uzuvları kesilmiş, hakaretlerle haysiyetsizleştirildikten sonra mahkemesiz-muhakemesiz ya bir yağlı urbanla boğdurulmuş, ya da kafalarına bir kurşun sıkılarak öldürülmüş, belki de diri diri bugün kemiklerinin çıktığı çukurlara topluca gömülmüşlerdi.

On yedi bin civarındaki Kürdün “fail-i meçhul” denen devlet tarafından katledilmiş olmalarının üzerindeki perdeyi kaldırmak, suçluları fiillerinin gerektirdiği ağırlıkta cezalandırmak, maktullerin âilelerinden özür dileyip tazminat ödemek gelecekteki birlikteliğimizi kurtarmak için hem elzemdir hem de insanî bir ihtiyaçtır.

Türkiye’nin Batılı dostları(!)nın çok arzu attiği gibi bölünmeden, saâdet ve huzur içinde bir bütün olarak yoluna devam etmesinin tek şartı, devletin ıslah-ı nefsle Batıperestlik budalalığından vaz geçip milletin dinine, târihine, irfân ve değerlerine kucak açması, bağrna basması ile mümkündür. Bir asrı zifirî bir karanlıkta geçirdik... Batıperestlikten zarardan başka bir şey görmedik... Batılı güçler İslâm topraklarına zulümden başka ne götürdüler ki, onların muhabbeti ile ahmaklığın en aşağı mertebesinde yaşıyoruz!..

Herkes kendi putunu kırmalı... Çokları kırdı... Putperest bir biz kaldık dünyada. Biz de putlarımızı kırarak yolumuza devam edebiliriz. Zirâ putperestliğin devri kapandı, görmüyor musunuz?..




Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (19 yorum)
1-müslümanlar çektiler.çekilen devletten değil devleti idare mantığından.ısrarla takip ediyorum zulüm kürtlere yapıldıyı vurguluyorsunuz.kürtlerde türklerde müslüman oldukları için zulüm gördü.bu milleti parçalamaya çanak tuttuğunuzun farkına varın artık.bir putu yıkarken bir put üretmeyin.
EMİRZAHİR - 16:33 / 2012.01.31
"karabekir paşa şöyle değerliydi, böyle önemliydi" derler ama iş tarihi yeniden yazmaya geldiğinde karşı çıkarlar. çünkü atatürk'ün rolüne dokunmadan, karabekir resmi tarihe yerleştirilemez. tahtlar tek kişiliktir.
basından - 15:47 / 2012.01.28
1) milli mücadele'yi atatürk'ten önce başlatmasından... 2) tutuklamaya gelen fevzi çakmak'ın elinden atatürk'ü kurtarmasından... 3) atatürk'e tam destek vererek destekleyerek, ona meşruiyet kazandırmasından... 4) doğu cephesini sağlama alarak, batıdaki savaşın kazanılmasını sağlamasından... sadece bu dört madde bile, milli mücadele tarihini yeniden yazmayı gerektirir ki kemalistler bunu asla kabul etmez.
basından - 15:46 / 2012.01.28
çünkü karabekir paşa, 1925 yılından atatürk'ün 1938'deki ölümüne dek, polis tarafından anbean izlenmiş, uydurma gerekçelerle tutuklanmış, yargılanmış, evi basılmış, yazdığı kitap toplanıp yakılmış bir büyük şahsiyetti. ailesi... "madem bu kadar önemli bir kişiydi; biz o sıkıntıları niye çektik" diye soruyor. cevap basit: kör olası iktidar kavgası! karabekir'in mirasçıları resmi tarihi değiştirmeden... paşa'yı onun içine yerleştirmek istiyorlar. beyhude bir çaba! çünkü... kazım karabekir'in önemi nereden geliyor? birkaç noktaya değinelim:
basından - 15:46 / 2012.01.28
karabekir ve resmi tarih milli mücadele'nin en önemli simalarından kazım karabekir paşa (1882-1948)... ölümünün 66'ncı yılında anıldı. sempozyumda kızları hayat karabekir feyzioğlu ve timsal karabekir yıldıran'ın yaptığı konuşmanın ardından... cemil koçak ve hakan erdem, tarihçi bakış açısıyla karabekir'i tartıştılar, soruları cevapladılar. sanırım karabekir'e verilen önem... aileyi hem sevindiriyor, hem de üzüyor. "sevinmeyi anlıyoruz da, niye üzülüyorlar" diyeceksiniz..
basından - 15:45 / 2012.01.28



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

PKK ile çatışma çıktı: 1 şehit

Diyarbakır'ın Kulp İlçesi ile Muş arasında PKK'lı teröristlere...

Dünyayı panikleten gelişme

Küresel ısınma bir çok sıkıntıyı da beraberinde getiriyor.

CHP'li başkana bombalı saldırı

Karaağaç Belediye Başkanı CHP'li Necmettin Acar'ın, evinin bahçesinde...

'Öcalan'ı katil olarak görmedik!'

BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, 'Biz hiç bir zaman Öcalan'ı...

PKK'nın en büyük para kaynağı

Terör örgütü PKK'nın para kaynaklarından birisi daha ortaya çıktı.

Türkçe Olimpiyatları'nda geri sayım

Dünyanın en kapsamlı organizasyonları arasında gösterilen Türkçe...

CHP harekete geçti

CHP'li Mahmut Tanal, Uludere olayı ile ilgili suç duyurusunda...

13 ilimize büyük müjde

Yeni yasada sanayisi gelişmemiş, vergi gelirinden aldığı pay az olan...

Ankaralı Namık'a tehdit şoku!

Suç örgütü kapsamında gözaltına alınan 18 kişinin Ankaralı Namık'ı...

Güne damga vuran manşetler

Güne damga vuran manşetler

Özal'ın ölümünde Demirel detayı

Devlet Denetleme Kurulu'nun Turgut Özal'ın son 24 saatini dakika...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.