08 Şubat 2011 Salı, 01:48
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt

Hrant Dink cinayetine kamu davası

Gazeteci Hrant Dink'in katledilişinin 4. yılında önemli bir gelişme yaşandı.

Hrant Dink cinayetine kamu davası

Savcılık, dönemin istanbul Valisi Muammer Güler, istanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ile Trabzon Il Jandarma Komutanı Albay Ali Öz'ün de aralarında bulunduğu 28 kişi hakkında soruşturma başlattı.

Agos Gazetesi Genel Yayn Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesiyle ilgili olarak görülen davanın 16. duruşmasında, Dink ailesinin avukatlarının soruşturmada ihmali olduğu öne sürülen kamu görevlilerinin yargılanması için 17 Ocak'ta verdikleri dilekçe kabul edildi. AİHM'in Türkiye'yi, Dink'in yaşam hakkını koruyamadığı ve öldürülmesiyle ilgili etkili bir soruşturma yürütmediği gerekçesiyle mahkum etmesinin ardından savcılık aralarında, dönemin İstanbul Valisi Muammer Güler, Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, Trabzon İl Jandarma Komutanı Albay Ali Öz'ün de bulunduğu 28 kamu görevlisi hakkında soruşturma açıldığı açıklandı.

Tuncer için ilginç talep

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklardan Erhan Tun-cel ve Yasin Hayal ile tutuksuz sanık Salih Hacı Salihoğlu katıldı. Taş atan çocuklar yasası olarak bilinen yasa kapsamında çocuk mahkemesinde yargılanmasına karar verilen Ogün Samast ise 28 Şubat'ta hakim karşısına çıkacak. Yeni atanan Rüstem Eryılmaz'ın başkanlık ettiği duruşmada, Tuncel'in avukatının müvekkilinin 'diğer sanıkların yakalanmasında etkin rol aldığını' belirterek tahliye talep etmesi ise dikkat çekti. Duruşmada Dink ailesinin avukatlarından Fethiye Çetin, soruşturmanın genişletilmesi yönündeki taleplerini sıraladı. Ergenekon'un tutuklu sanığı avukat Kemal Kerinçsiz'in telefon kayıtlarımn istenmesini talep eden Çetin, "Ergenekon sanıklarından Hurşit Tolon'da bulunduğu iddia edilen 'Türkiye'de Yaşayan Azınlıklar' ve vakıflarına ilişkin 'gizli' ibareli dokümanlar ile 'Misyonerlik' isimli slaytlı sunumların yine davamızla ilgisi olabileceği nedeniyle İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dosyasından istenerek içeriklerinin davamız yönünden araştırılmasını istiyoruz" dedi. BUGÜN Gazetesi Ankara Temsilcisi Adem Yavuz Arslan'ın kaleme aldığı "Bi Ermeni Var" ve Nedim Şener'in "Kırmızı Cuma" isimli ki- taplarına dikkat çeken Çetin, dava dosyasında bulunmayan yeni belge ve bulguların da araştırılması gerektiğini söyledi.

Özel yetkili savcı bakacak

Taleplerle ilgili görüşü sorulan duruşma savcısı Mustafa Çavuşoğlu, kamu görevlilerinin yargılanması konusundaki talepler ile ilgili olarak Dink ailesinin avukatlarının yaptığı başvuruyu kabul ettiklerini belirtti. Dink ailesi avukatlarının cezalandırılmasını istedikleri 28 isim ve 3 kurumdaki görevli- lerle ilgili soruşturma açıldığını açıklayan Çavuşoğlu, diğer talepleri ise mahkemenin takdirine bıraktı. Bunun üzerine 28 kamu görevlisi ile Trabzon ve İstanbul Emniyeti Terörle Mücadele Şube görevlileri ve Trabzon Jandarma görevlileri hakkında soruşturma açıldığı ortaya çıktı. Bu soruşturmayı da özel yetkili savcılık yürütecek. Öte yandan Muammer Güler yaptığı açıklamada hakkında herhangi bir soruşturma açılmadığını söyledi.

İŞTE O İSİMLER

ÖZEL Yetkili Cumhuriyet Savcılığı'nın, Trabzon ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube görevlileri ile Trabzon Jandarma görevlileri dışında haklarında soruşturma açtığı isimler şöyle: Kamu Güvenliği Müsteşarı olan dönemin İstanbul Valisi Muammer Güler, Emniyet İstihbarat Daire eski Başkanı Ramazan Akyürek, Osmaniye Valisi olan dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube eski Müdürü Ahmet İlhan Güler, dönemin Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay, dönemin Trabzon İl Jandarma Alay Komutanı Albay Ali Öz, dönemin Trabzon İl Jandarma İstihbarat Şube Müdürü Binbaşı Metin Yıldız, dönemin İstanbul Vali Yardımcısı Ergun Güngör, dönemin İstanbul Emniyeti İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Bülent Köksal, dönemin İstanbul Emniyeti İstihbarat Şube Büro Amiri İbrahim Pala, dönemin İstanbul Emniyeti İstihbarat Şube Kısım Amiri İbrahim Şevki Eldivan, dönemin İstanbul Emniyeti İstihbarat Şube Masa Amiri Volkan Altunbulak, İstanbul Emniyeti İstihbarat Şube'sinde görevli dönemin polis memurları Bahadır Tekin ve Özcan Özkan, dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürleri Engin Dinç ve Faruk Sarı, dönemin Trabzon İstihbarat Şube görevli Amiri Ercan Demir, dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde görevlisi Özkan Mumcu, dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde görevli Muhittin Zenit ve Mehmet Ayhan, dönemin Trabzon İl Jandarma Komu-tanlığı'nda görevli Jandarma Başçavuş Hüseyin Yılmaz, dönemin Trabzon Jandarma Asayiş Şube Müdürü Yarbay Ali Oğuz Çağlar, dönemin Trabzon İl Jandarma Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Yüzbaşı Hüsamettin Polat, dönemin Trabzon İl Jandarma İstihbarat Unsur Komutanı Jandarma Başçavuş Gazi Günay, dönemin Trabzon İl Jandarma İstihbarat Unsur Komutanı Jandarma Başçavuş Gökhan Aslan, dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanlığı'nda görevli Uzman Çavuşlar Hacı Ömer Unalır, Uğur Erdoğan ve Önder Aras. 

MİT'e ve Genelkurmay'a sorular

Dink ailesinin avukatı Fethiye Çetin, cinayetle VJ ilgili yayımlanan kitapları da yakından takip ettiklerini belirterek şöyle dedi: "Kitapların birinde üst düzey MİT yetkilisinin 'Şimdi ben Başbakanlık Teftiş Kurulu yetkililerine nasıl söyleyeyim? Aslında bu görüşmeyi Genelkurmay Başkanı istedi' demiş. Hem Genelkurmay hem de MİT'e ayrı ayrı yazılarak, bir gazeteciyi uyarmanın Genelkurmay ya da MİT'in görevi olup olmadığı; uyarma için görüşme yapıldıysa, neden koruma sağlanmadığının sorulmasını istedik." Yeni Şafak'ta yayımlanan "Genelkurmay, Agos gazetesi ve yazarlarını fişlemiş" başlıklı haberin, kitaplarda da yer aldığını kaydeden Çetin, bu iddiaların yalanlanmadığının altını çizdi. Çetin, Genelkurmay'a "Neden vatandaşlarınızı, gazetelerini, gazetelerinin yazarlarını fişleme ihtiyacı duyarsınız" şeklinde sorular yönelttiklerini belirtti. Çetin ayrıca bir başka soruşturmada tutuklanan Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi Derneği Genel Başkan Yardımcısı Vehbi Şanlı ile Yüzbaşı Nejat Mete arasında yapılan bir telefon konuşmasına dikkat çekti. Dink cinayetinin ardından Nejat Mete'nin telefonda "Bizim arkadaşların işi mi dün zıbartılan adam" diye sorduğu Şanlı'nın ise "Bizim arkadaşlar" şeklinde cevap verdiğinin tespit edildiğini anlattı. Çetin, 20 Ocak 2007'deki görüşmeyi yapan Mete'nin yüzbaşı rütbesiyle TSK'da görev yapıp yapmadığının tespitini istedi. Ayrıca Mete hakkında TSK bünyesinde herhangi bir soruşturma açılıp açılmadığının, Dink cinayetini işleyenler için söylenen 'bizim çocuklar'dan kimlerin kastedildiğinin araştırılmasını istedi.

HABER: Serbest ÖZDEN - Tolga ATAR / İSTANBUL

 


« Önceki Haber   |   Sonraki Haber »
Haberin Yorumları (1 yorum)
sivillerin en büyük hatası tehditi bildikleri halde korumamak olmuştur. askere zate uzun süre dokunamadılar. bu da belki bir darbe planının bir parçası olarak planlandı. haberler o ki bu ardarda olaylar zincirinde bütün tetikcilerin askerlerle bağlantıları var.
ayla - 08:19, 08 Şubat 2011 Salı
  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

Dünya devi Türkiye'ye geliyor

Merkezi Belçika’da bulunun ‘dünya optik devi’ AMOS, ülke dışındaki...

Tekzip metni

Tekzip metni

'Öcalan'ı katil olarak görmedik!'

BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, 'Biz hiç bir zaman Öcalan'ı...

Bu ilçelerde oturanlar dikkat!

İşte elektrik kesintisi yaşanacak o iller...

PKK serbest bıraktı

Önceki gün terör örgütü PKK mensuplarınca kaçırılan kişi, serbest...

Babası gibi o da kuş besliyor!

Doğu Perinçek'in cezaevinde muhabbet kuşlu fotoğrafından sonra aynı...

İşte o bombacı kızlar!

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi kızlar tuvaletinde meydana...

PKK ile çatışma çıktı: 1 şehit

Diyarbakır'ın Kulp İlçesi ile Muş arasında PKK'lı teröristlere...

Dünyayı panikleten gelişme

Küresel ısınma bir çok sıkıntıyı da beraberinde getiriyor.

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.