haberL haberR
8 facebook twitter googleplus

Gündem

05 Ocak 2013 Cumartesi, 07:00
Paylaş
Tweet
Paylaş
Gönder
Yazdır
A
A

İmralı süreci ve ‘mayın tarlası’

Ana Sayfa » Gündem » İmralı süreci ve ‘mayın tarlası’ haberi
05 Ocak 2013 Cumartesi, 07:00
Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Erhan Başyurt, İmralı görüşmesini köşesine taşıdı ve sürecinin önünü tıkayabilecek 5 önemli maddeyi sıraladı.
İmralı süreci ve ‘mayın tarlası’
İşte o yazı:

İmralı üzerinden PKK'ya silah bıraktırmaya yönelik yeni bir süreç başladı.

MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Abdullah Öcalan arasındaki görüşmelerin kamuoyuna sızdırılması, süreçte belirli bir olgunluğa erişildiğini gösteriyor.

Ardından iktidar partisinin etkin isimleri, sürecin şeffaf şekilde yürütülmesinden yana olduklarını açıkladı.

Terör örgütünün Kandil'deki silahlı kanadının başında yer alan isim de dün kendisine yakın bir ajansa verdiği röportajda, Oslo'nun aksine kendilerinin de sürecin açık şekilde ilerlemesinden yana olduklarını ortaya koydu.

Görüşmelerde belirli bir mesafe alındığını teyit eden bir diğer önemli gelişme de, Demokratik Toplum Kongresi Başkanı Ahmet Türk ve yine DTK üyesi BDP'li Ayla Akat'ın önceki gün gerçekleşen İmralı ziyareti oldu.

Türk ve Akat'ın Öcalan ile yaklaşık 5 saat görüştükleri ve aldıkları notları ilgililerle paylaşıp, pazartesi günü basın toplantısı düzenlemeleri bekleniyor.

Özetle terör sorununa silahsız çözüm adına yeniden bir umut havası doğdu... Umarım 30 yıldır akan kanın durması bu şekilde mümkün olur.

Sürecin önündeki 5 büyük engel

Ancak sürecin hiç kolay yürümeyeceği ve katedilmesi gereken yolun "mayın tarlası" misali engellerle dolu olduğunu unutmamak lazım.

Sürecin önündeki engellerin öne çıkanlarını 5 maddede toplamak mümkün.

Birincisi, PKK'nın sınır ötesine çekilmek ve silah bırakmak noktasında ortaya koyduğu makul olmayan talepler. "TSK da silah bıraksın", "Mayıstan önce sınır dışına çıkmak mümkün değil" ya da "Sınır dışına çıkılması için Öcalan'ın tutukluluk pozisyonunda değişiklik" gibi...

İkincisi, 1993'ten bu yana zaman zaman yapılan görüşmelerin, iktidarların yeterli irade gösterememesinden, derin yapıların devreye girmesinden ya da terör örgütünün kanlı hesapları nedeniyle bozulması.

Karşılıklı bir güven bunalımından ve diyalog yorgunluğundan söz etmek mümkün. Süreçleri baltalayan 33 er olayı ve Reşadiye baskını gibi...

Üçüncüsü, terör örgütünün karar mekanizmasının İmralı, Kandil ve Avrupa üçgeninde dağınık bir yapıda olması. Bu durum, kimin ne tür tavır alacağının, Öcalan'ın her talimatının yüzde yüz kabul görüp görmeyeceğinin kestirilmesini zorlaştırıyor.

Örgütün silahlı kanadı içerisinde yer alan çok sayıdaki İran ve Suriye uyruklu Kürtler'in alacakları tavır da kestirilemiyor.

Dördüncüsü, iç politik gelişmeler, kamuoyunun sürece desteğindeki keskin kırılmalar ve 3 yıl içerisinde art arda yapılacak 3 ayrı seçim. Sadece Habur'da yaşananların kamuoyu desteğini nasıl kırdığını hatırlamakta fayda var.

Süreçte önemli rol oynayacağı söylenen yeni anayasanın çıkarılması sürecinde yaşanacak muhtemel krizleri de burada zikretmekte fayda var.

Son olarak, devlet bu süreçte nasıl "PKK'ya silahların bıraktırılmasını" hedefliyorsa, terör örgütü de asgari "Öcalan'ın salıverilmesini" ve "genel af" ilan edilmesini hedefliyor.

Genel af, KCK, Ergenekon ve darbe sanıklarını da kapsamak durumunda. Yani kamuoyuna izahı ve böyle bir adımı atmak hiç kolay olmayacaktır.

Güvenlik zaafı oluşturulmamalı

Başka bir deyişle, sürecin başarı ile noktalanabilmesi yıldırım hızıyla ve tüm siyasi partilerin mutabakatı ile hareket edilmesi halinde mümkün.

Süreci yaymak demek, taraflarda oyalandıkları hissinin yeşermesine ve PKK'nın son dönem yediği ağır darbelerden toparlanmasına, Oslo sürecinde yaptığı gibi KCK benzeri yeni yapıları oluşturmasına imkân sağlar.

Kanlı saldırıların bumerang etkisi ile daha da yıpratıcı şekilde dönmesine neden olur. Unutmayalım ki, Öcalan'ın yakalanması sonrası 1999-2004 arasında PKK taktik ateşkes ilan etmiş ve militanlarını önemli oranda yurtdışına çekmiş olmasına karşın, daha kanlı eylem stratejileriyle geri dönmüştü.

Bu tecrübelerin ışığında İmralı sürecinden umutlu olmak ancak beklentileri yükseltmemekte fayda var.

Nihai hedefe ulaşılana kadar da, profesyonel birliklerin yurtiçindeki başarılı operasyonlarının, süreçteki küçük adımların baskısı altında sekteye uğramamasına hassasiyet gösterilmeli.

Geçmişin aksine güvenlik zaafının oluşmasına imkân verilmemeli.

Paylaş
Tweet
Paylaş
Gönder
Yazdır
A
A
MEB'den öğrencilere yeni şok
LİSEDE BÜYÜK KAOS KAPIDA
karşılıklı olarak eller tetikten çekilmeli.baskınlar devam ederse çözüm ve görüşmeler sekteye uğrayabailir.ülkenin ikinci bir baharı beklemeye tahhamülü yok.
sayın yazar - 15:53, 05 Ocak 2013 Cumartesi
elde pazarlık imkanları olduğunu düşünen örgüt,görüşmeler için iştahlıdır.taviz vermeden,silah bırakmalarını sağlamak gerekir.silah bırakma,devletten koparılacaklara bağlı olursa,bu terörün başarısı olur.kendisi için mücadele ettiklerini,söyledikleri halk,devletin,akparti iktidarının yanındadır.yani
inşaallahurrahman,terör bitecek.amin - 12:56, 05 Ocak 2013 Cumartesi
kardeşlik kelimesini gerçek anlamı için kullandığına inanıyorum.40 yıl çatışmanın,mantıksızlığı anlaşılmış,elele vererek yurdun heryanında huzur dolu bir yükselişin olabileceği görülmüştür.kürt bakanlarımız,devletin tarafsızlığını doğudaki nüfusa izah etmekte,dahaçok vatandaş,kardeşlikle kazanılacak
inşaallahurrahman,terör bitecek.amin - 12:48, 05 Ocak 2013 Cumartesi
öcalanla görüşmeye a.türk ve a.akat'ın gitmesi önemlidir.niye,hasip kaplanla,sabahattuncel veya aysel tuğluk gitmemiş.ikincisi olsa bekleyeceğimiz hiçbişey(ümit)yoktu.şimdi var.a.türkü,hiçbirzaman devirip döken bir üslup,hakaretle üste çıkmaya çalışan bir zayıflık içinde görmedim.kardeşlik kelimesin
inşaallahurrahman,terör bitecek.amin - 12:41, 05 Ocak 2013 Cumartesi
dedilerki biz artik bdp yi muhatap almayacagiz, iyi de imraliya iki kisi gorusmeye gitti yaziyor haberlerde, onlar neci ki.
Cem - 12:16, 05 Ocak 2013 Cumartesi
90 yılların temizlenmiş durumuna gelindi.eğerki fırsat verimezse yok olmaları normaldir.şu an beslsnsn damarları kesilmedi ama bitmek üzere.bunlara af yerine saddam gibi yapacaksın.
mehmet - 08:59, 05 Ocak 2013 Cumartesi
lanetlenmiş bu mikrobu ülkeye getirenlere bu ülke halkı nasıl kin besliyorsa,bu mikroba af getirenlere bu ülke insanlarının bedduaları 7 sülalelerine sirayet eder.
türküm - 08:55, 05 Ocak 2013 Cumartesi
bu süretçe gövev alanları bu ülke için canını veren , gazi olanlar ve sonuçlarından dolayı gelecek kuşak sevgiyle ve rahmetle anacaklardır. durmak yok yola devam edin ...
misafir 55 - 07:30, 05 Ocak 2013 Cumartesi
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın

Yorum Yaz

VİDEO GALERİ

Yatarak motor süren yaşlı adam
  • Yatarak motor süren yaşlı adam
  • ABD'de Hayvanlara Akıl Almaz İşkence
  • 2. Abdülhamit'i hiç böyle görmediniz
  • Sel suları TIR'ı böyle yuttu


YAZARLAR

  • Nazlı ILICAKNazlı ILICAKTürkiye, IŞİD ve iddialar
  • Ali Atıf BİRAli Atıf BİRÖzcan ve RTÜK Başkanı haksız
  • Gültekin AVCIGültekin AVCITürkiye'nin 3 esareti
  • Adem Yavuz ARSLANAdem Yavuz ARSLANABD'li bakana 'Farkındayız, tedbir alacağız' diyen kimdi?
  • Doğu ERGİLDoğu ERGİLAklın galibiyeti
  • Aykut IŞIKLARAykut IŞIKLARAlanya Kızıl Kule'de caz günleri
  • Tarık TOROSTarık TOROSGeri dönüşüm kutusundakiler...
  • Bilal ÖZCANBilal ÖZCANİbret olsun!
  • Elif KORKMAZELElif KORKMAZELHaftanın 5 günü mantı yenir mi?
Nazlı ILICAKTürkiye, IŞİD ve iddialar

FOTO GALERİ

  • Tohumların inanılmaz faydaları
  • Muhteşem Yüzyıl oyuncuları şimdi nerede?
  • İdamdan önceki son sözleri bakın ne oldu?
  • Televizyon frekansları değişiyor
  • Damada düğün işkencesi görenleri şaşkına çevirdi
  • İçişleri Bakanını uçaktan attılar
  • PKK Cizre'de 5 okula saldırdı
  • Oynadıkları roller gerçeğin önüne geçti
  • Tespihin insan sağlığına faydaları
Tohumların inanılmaz faydaları