11 Şubat 2012 Cumartesi
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Toktamış ATEŞ
Toktamış ATEŞ
tokta@bugun.com.tr
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

İnsaflı olmak...

Demokrasimiz iyi kötü geliştikçe; yeni arayışlar içine giriyor, yeni söylemler dile getiriyoruz.
Artık hiç kimse "Atatürk ilke ve inkılâplarını benimsemeyen insanların bu toplumda yeri yok" gibisinden düşünceler dile getiremiyor. Hiç kimse Atatürk'ü sevmek zorunda değil. Menderes döneminde çıkartılan "Atatürk'ü koruma kanunu" yürürlükte olmasına rağmen; Atatürk en sert biçimlerde eleştiriliyor. Hatta kimi zaman yakın tarihimizin gerçekleri saptırılarak eleştiriliyor. Oysaki tarihsel olayları; yaşandıkları "dönem" ve "koşullar" içinde değerlendirmek gerek.
Bu satırların yazarı; kendini "Atatürkçü" olarak tanımlayan emekli bir öğretim üyesidir. Kendimi Cumhuriyet'in kazanımlarının savunucusu olarak görürüm ama her türlü çirkinliği "Atatürkçülük adına" yapanlarla ve "Atatürk'ü kullanmak isteyenlerle" de mücadele etmekten geri kalmam.
Ancak son zamanlarda "suret-i haktan" görünüp Atatürk'e çatmayı bir alışkanlık haline getiren kalemlerin yoğunluğunu görünce; kendilerini "insafa davet" etmek gereğini duydum.

Atatürk ve Türkiye Büyük Millet Meclisi

Kendisine çok sevgi ve saygı duyduğum bir köşe yazarımız; geçtiğimiz hafta günlük bir gazetede yayınlanan uzun bir söyleşisinde "Atatürk'ün bütün siyasi hayatı kendi yetkilerini maksimize etmek içindir" diyor.
Bu konularda yoğun çalışmalar yaptığını bildiğimiz bu değerli yazarın; 3 gün boyunca yayınlanan söyleşisindeki bu türden çarpıcı ifadeleri; bir söyleşi heyecanı sonucu mudur acaba? Bunu bilemeyiz ama Atatürk'ün kendi ağzından bu alandaki görüşlerini okuyabiliriz.
Nisan 1920. İstanbul işgal edilmiş; daha doğrusu "fiili işgal" "resmi işgale" dönüşmüş ve bu koşullar altında İstanbul'daki "Mebusan Meclisi" 18 Mart 1920'de "bu koşullar altında çalışmanın mümkün olmayacağını" dünyada ilan ederek; toplantılarını "uygun bir zaman ve yerde yeniden toplanmak üzere ertelemişti." (Talik etmişti.) Aynı gün Mustafa Kemal yeni seçilecek olanlar ve olağanüstü yetkilerle toplanmak üzere Meclis'i Ankara'ya davet etmişti.
Başta Mebusan Meclisi Başkanı Celalettin Arif Bey olmak üzere üyeler Ankara yolundaydı ama Meclis'in açılması gecikiyor ve Atatürk bundan huzursuzluk duyuyordu. Böyle bir günde yakın arkadaşlarından Yunus Nadi'nin "her kerametin Meclis'ten beklenmemesi gerektiği" konusundaki görüşüne verdiği yanıt çok anlamlıdır:
"...Ben bilakis her kerameti Meclis'ten bekleyenlerdenim Nadi Bey. Öyle bir devreye yetiştik ki orada her iş meşru olmalıdır. Millet işlerinde meşruiyet ancak milli kararlara dayanmakla milletin genel eğilimlerine tercüman olmakla elde edilir... Bence Meclis teori (nazariye) değil gerçektir ve gerçeklerin en büyüğüdür. Önce Meclis sonra Ordu Nadi Bey. Orduyu yapacak olan millet ve onun adına Meclis'tir..." (Dili biraz sadeleştirdim.)
Düşünün ki; Sakarya Savaşı'nın en kritik günlerinde Meclis'i kapatma konusundaki önerilere şiddetle karşı çıkmış ve Kayseri Lisesi'nin konferans salonuna bir "kürsü" yaptırarak savaş yitirildiği takdirde BMM'nin Kayseri'ye taşınacağının işaretini vermişti.
Böyle bir liderin Meclis iradesinin üzerinde bir güç sahibi olmak istemesini nasıl söyleyebilirsiniz?..

Daha sonraki dönemden bir örnek

Atatürk'ü eleştirenlerin en çok dile getirdikleri söylemlerden biri; Ulusal Savaş içinde Meclis iradesine karşı çıkmamakla birlikte savaş sonrasında tutumunu değiştirdiğidir. Şimdi 1 Kasım 1930'da TBMM'de yaptığı konuşmadan kısa bir bölüm sunmak istiyorum:
"...Memleketin mukadderatında tek (yegâne) yetki ve kudret sahibi olan Büyük Millet Meclisi; bu memleketin düzeni için; iç ve dış emniyet ve sorumluluğu için en büyük olanaktır. Büyük milli dertler şimdiye kadar ancak Büyük Millet Meclisi'nde şifa buldu; gelecekte de yalnız orada kesin önlemlerini bulabilecektir.
Türk milletinin sevgi ve bağlılığı daima Büyük Millet Meclisi'ne yönelik oldu, daima oraya yönelik olacaktır..."
TBMM'yi yere göğe sığdıramayan Mustafa Kemal'in; tüm yetkileri elinde toplamak istediğini ileri sürmek insafsız bir yaklaşımdır. Son zamanlarda eski solcu liberallerle muhafazakâr kalemlerin Atatürk ve Cumhuriyetin kimi kurumlarına karşı giriştikleri itibarsızlaştırma çabaları acaba ne sonuç getirir?..
Kime ve neye faydası olur?





Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (8 yorum)
hocam bu 'insafli olmak' temennisi sizi de icine almali!
ergin andic - 13:25 / 2012.02.12
sn ateş,bugün hayat ta olmayan insanları mümkün olabildiğince nazik bir dille anmak fakat asla zorla sevdirmeye çalışmamak lazım geldiğini düşünüyorum.atatürk'e en büyük zararı verenlerin atatürk'çü geçinenler olduğu da bir gerçek.anıtkabirin kaç yılda bitirildiğini hatırlayalım sn ateş...
Filiz - 16:00 / 2012.02.11
en büyük kabahatimiz çok bencil olmamız bana göre.değerlerin içerisinden yalnızca bir tane olanını çekip diğer değerleri görmezden gelmemiz,çok vefasız olmamız ki bu da bencilliğimizden.değer görmeyi hakeden her değere eşit mesafede durur,aynı saygıyı gösterirsek bu saygısızlık biter diye düşünüyorm
Filiz - 15:48 / 2012.02.11
insaflı olmak derken;aynı insafı şehitlerimize gösterebildik mi?sn ateş.her başı dara düştüklerinde ata'ya,anıtkabir'e koşmayı kendilerine adet edinenler,her dara düştüklerinde cumhuriyet yürüyüşleri düzenleyenler acaba ''çanakkale''de yatan şehitlerimizden haberleri var mıdır?oraya da koşarlar mı?
Filiz - 15:42 / 2012.02.11
sn ateş,başarı bir ekip işi ise,tarih sayfalarında bu ekibe,anadolu'nun o fedakar,cefakar insanlarına hakettikleri değeri vermişler midir sizce?tarih sayfalarında kaç satır yer bulamişler kendilerine?isimleri hafızalara tek,tek kazınmış mı?yoksa anadolu kadını,anadolu genci yaşlısı deyip geçilmiş mi
Filizs - 15:30 / 2012.02.11



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

Gülen komploya dikkat çekti

Fenerbahçe etrafında yapılan cemaat tartışmalarına yanıt veren...

İsrail ne yapmak istiyor?

'Heron’la izinsiz keşifler. F-15’le hava sahası ihlalleri....

Şevketiye Barajı'na çatı malzemesi

Bursa’da Şevketiye Barajı 2009’da hizmete girdi. Ancak baraj gölünün...

İçişleri Bakanlığı harekete geçti

İçişleri Bakanlığı, Türkiye'yi cazibe merkezine dönüştürmek için...

Dünya devi Türkiye'ye geliyor

Merkezi Belçika’da bulunun ‘dünya optik devi’ AMOS, ülke dışındaki...

Tekzip metni

Tekzip metni

'Öcalan'ı katil olarak görmedik!'

BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, 'Biz hiç bir zaman Öcalan'ı...

Bu ilçelerde oturanlar dikkat!

İşte elektrik kesintisi yaşanacak o iller...

PKK serbest bıraktı

Önceki gün terör örgütü PKK mensuplarınca kaçırılan kişi, serbest...

Babası gibi o da kuş besliyor!

Doğu Perinçek'in cezaevinde muhabbet kuşlu fotoğrafından sonra aynı...

İşte o bombacı kızlar!

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi kızlar tuvaletinde meydana...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.