haberL haberR
0 facebook twitter googleplus

İSTİKLAL MARŞI SON YENİ HALİ - DHGM.GOV.TR MEB

Ana Sayfa » Gündem » İSTİKLAL MARŞI SON YENİ HALİ - DHGM.GOV.TR MEB haberi
18 Ekim 2013 Cuma, 15:34
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün talimatıyla İstiklal Marşı yeniden selendirildi. İstiklal Marşı'nın son hali MEB tarafından okullara gönderildi. İşte yeni İstiklal Marşıyla ilgili tüm detaylar....
İSTİKLAL MARŞI SON YENİ HALİ - DHGM.GOV.TR MEB
İstiklal Marşı'nın yeni kaydı yapıldı. İstiklal Marşı'nın yeniden seslendirilmesi ve yeni kayıt talimatını Cumhurbaşkanı Gül verdi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şefi Rengim Gökmen yönetiminde 170 sanatçıyla yapılan kayıtta, enstrüman sayısı arttırıldı ve son teknoloji ses sistemleri kullanılarak kayıt yapıldı. Milli Eğitim Bakanlığı, okullara genelge göndererek, İstiklal Marşı’nın Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası tarafından yapılan son kaydının dikkate alınmasını istedi. Artık okullarda bu kayıt kullanılacak.

İstiklal Marşı’nın yeni kaydı, genelgeye eklenen bir CD ile İl Milli Eğitim Müdürlüklerine de gönderildi. Genelgede, “Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle, Şef Rengim Gökmen yönetiminde Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası tarafından İstiklal Marşı’nın yeni kaydı yapılmıştır. Bu kayıtta mevcut İstiklal Marşı kaydına kıyasla daha fazla enstrüman ve yeni teknoloji ses kayıtlarının kullanıldığı” ifade edildi.

‘Daha marş gibi oldu’

Çalışmayı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün talimatıyla yapan Rengim Gökmen, VATAN’a şu bilgileri verdi: “İstiklal Marşı’nın Devlet Çok Sesli Korosu ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ile birlikte seslendirdik. Marş vurgusunu, tonlamaları daha marş gibi yaparak seslendirdik. Milli duyguları ön plana çıkaran, milli değerleri vurgulayan bir çalışma oldu. Kayıt için yurt dışından ton maister (ses yönetmeni) geldi ve kayıt öyle yapıldı. Bu tarz çalışmalarda kayıt aşaması çok önemlidir. Bu da en son teknoloji kullanılarak yapıldı. Yaklaşık 160-170 sanatçı bu çalışmada görev aldı.”

    İSTİKLAL MARŞI

                                                       Kahraman Ordumuza

Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak,
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

                           Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
                           Kahraman ırkıma bir gül; ne bu şiddet, bu celal?
                           Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...
                           Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım,
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım.
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım,
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

                           Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
                           Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
                           Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
                           “Medeniyet” dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın,
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk’ın,
Kim bilir, belki yarın belki yarından da yakın.

                           Bastığın yerleri “toprak” diyerek geçme, tanı,
                           Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
                           Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı,
                           Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda.
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

                           Ruhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:
                           Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
                           Bu ezanlar, ki şehadetleri dinin temeli,
                           Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecdile bin secde eder, varsa taşım,
Her cerihamdan, İlahî, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruhumücerret gibi yerden naaşım,
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

                           Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
                           Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
                           Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal.
                           Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
                           Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal.

                                                      Mehmet Akif Ersoy