17 Şubat 2012 Cuma
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Gülay GÖKTÜRK
Gülay GÖKTÜRK
gokturkgulay@yahoo.com
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

Kürtler ne hissediyor, düşünen var mı?

MİT krizi ile birlikte ortaya çıkan tabloya birçok açılardan bakıyoruz.
Polisin ve savcıların açısından baktığımızda gördüğümüz haklı ve haksız noktalar var.

MİT ve hükümet açısından baktığımızda hak verdiğimiz ve eleştirdiğimiz noktalar var.

Olayın siyasi boyutu var, hukuki boyutu var.

Yargının çalışmasının yürütme tarafından tıkanması ya da açılması açısından baktığımız zaman ilkesel olarak söylenecek şeyler var.

Devletin "kendi adamlarını korumaya alması" açısından baktığımızda savunmamız gereken ilkeler var.

Hükümet-Gülen Hareketi çatışması tezine karşı söylenecek şeyler var.

Karşı karşıya olduğumuz kriz, günlerdir bütün bu açılardan tartışılıyor, irdeleniyor. Ama hiç bakılmayan, hiç dikkate alınmayan bir başka boyutu daha var bu olayın: Bütün bu olan bitenler, ortaya saçılan olgular ve iddialar karşısında Kürtler ne hissediyor?

Öyle ya; bütün bu kriz özünde Kürt meselesi etrafında dönüyor diyoruz. Bazı MİT mensupları akla ziyan eylemlerini KCK içinde gerçekleştirmişler. MİT'in PKK'yla yürüttüğü görüşmeler deseniz, bütün Kürt halkının kaderini yakından ilgilendiriyor.

Öyleyse, bu krizden MİT nasıl etkilenir, yargı nasıl etkilenir, hükümet nasıl etkilenir, muhalefet nasıl etkilenir, Gülen

Cemaati nasıl etkilenir, Ergenekon davası nasıl etkilenir diye tartışıp dururken, bir de Kürt halkı nasıl etkilenir; okuyup izledikleri karşısında neler hisseder diye düşünmek gerekmez mi?

Osmanlı'dan bu yana...

Mesela, Van'da PKK kırsalı için eleman toplayıp dağa gönderen ve 20 kişinin örgüte katılmasını sağlayan KCK'lının MİT elemanı çıkması karşısında, o 20 gencin anne babası ve çocuklarını dağa kaptırmaktan korkan bütün anne babalar, o çocukların PKK değil devlet tarafından kandırılıp ölüme gönderildiği gerçeği karşısında ne hisseder?

Mersin'de onlarca eylemin düzenleyicisi olan ve birçok terör eylemine karışan KCK sorumlusunun MİT elemanı çıkması karşısında, o eylemler yüzünden bacak kadar çocukları gözaltına alınan, tutuklanan, fişlenen ya da yaralanan aileler devlete karşı ne gibi duygular duyar?

Kürtlere yıllardır "KCK'nın ne kadar Kürt düşmanı bir örgüt olduğunu" anlatan devletin aslında KCK'yı kendi elleriyle kurduğunu öğrenmek nasıl bir travma etkisi yapar Kürtler üzerinde?

Barışa susamış milyonlarca Kürt, MİT'in PKK'yla yaptığı görüşmeleri nefesini kesip büyük bir umutla izlerken, MİT'in aslında Öcalan'ın "halk savaşı başlatın" talimatını Kandil'e taşıdığını öğrendiğinde ne hisseder? Bütün bu görüşmelerin amacının PKK'yı seçim sonrasına kadar oyalamaktan başka bir şey olmadığını fark ettiğinde ne düşünür?

Ve yarın öbür gün Uludere'deki katliamın ardından da MİT çıkarsa, kim nasıl baş eder bunun Kürtler arasında yaratacağı yıkıcı etkiyle?

Osmanlı'dan bu yana olduğu gibi, devletin yine oyun içinde oyun tezgâhladığını, kendisini bir kere daha kandırdığını düşünmez mi? "Yine devletin oyununa geldim. Bu defa dürüst davranacağına güvenmekle ne büyük hata yaptım" diye pişman olup dizlerini dövmez mi?

Kürt halkına provokasyon

Şurası açık ki, KCK içine sızan MİT, giriştiği kirli oyunlarla sadece KCK'yı değil, Kürt halkını da provoke etmiştir. Bu örgüte yakınlık duyan, kenardan sempatiyle izleyen ya da kitle eylemlerine katılan yüzlerce genci de provoke etmiştir.

MİT krizi dolayısıyla yapılan zarar-ziyan hesaplarında asıl kaale alınması gereken zarar da buradadır işte.
Oysa Kürt meselesinin çözümünün anahtarı, güven tesis etmekti. Birinci ve en kritik mesele Kürtler'in devletin değiştiğine, artık devlete güvenebileceklerini sağlamaktı. Oysa bu yaşananlar, devletin Osmanlı'dan bu yana süregelen hileye, hurdaya, provokasyona, gizli pazarlıklara, böl ve yönet politikalarına dayanan çizgisinin bir türlü değişemediğini bir defa daha ortaya koydu ve Kürtler'in tarihi güvensizliğini depreştirdi.

Bundan sonra Kürt sorununu çözmeye kalkışanlar MİT'in verdiği bu güven erozyonunu nasıl tamir edecekler, bilmiyorum.





Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (55 yorum)
yine, şeyh abdülcelîl el-bitlisî (vefatı: h.1161, istanbul-eyüp'te hatuniye dergahı haziresinde medfundur). bitlisli divân sahibi ünlü mustafa müştak baba kâdirî tarikatinin önde gelenlerindendir. istanbul'da bayrampaşa, haydarhane ve gümüş baba gibi önemli dergahlar müştak baba silsilesine bağlıydı. bunlara baktığımız zaman bugün asıl inkar ve yok sayma politikasının kürtleri tarihsizleştirmeye/köksüzleştirmeye çalışan ideolojik-ulusalcı çevrelere ait olduğu görülebilecektir.
basından - 18:09 / 2012.02.18
oğlu şeyh rıza talebani ise arapça-farsça-kürtçe ve türkçe yazdığı şiirleri ile bilinmektedir. bu dört dilde yazdığı divanı 1946'da bağdat'ta basılmıştır. bugün,türkiye, ırak ve suriye'deki kâdirilerin büyük çoğunluğu hâlisiye koluna mensuptur. şeyh nureddin el-brifkânî ise, aslen seyyid hüseyin el-ahlâtî'nin neslinden olup, dohuk'ta ikâmet etrmiştir.1268/1251 tarihinde vefat etmiş olup türbesi dohuk'tadır. yerine yeğeni şeyh abdülhamid el-brifkâni postnişin olmuştur. şeyh abdülhamid aynı zamanda erbilli şeyh es'ad efendi'nin şeyhidir.
basından - 18:08 / 2012.02.18
erbilli şeyh es'ad efendi (vefatı: menemen 1931), şeyh müşerref 19. ve 20. yüzyıllarda tanınmış önde gelen nakşibendî-hâlidî kürt şeyhleridir. 19. yüzyılda kâdirî tarikâtinin iki önemli pîri de kürttür. şeyh abdurrahman hâlis et-tâlebânî ve şeyh nureddin el-brifkâni. şeyh abdurrahman hâlis et-tâlebânî (vefatı: 1275, kerkük'te dergâhında medfundur. celâl talabânînin büyük dedesidir.) kürtlerin zengene aşiretinden olup, kadiriliğin hâlisiyye kolunun kurucusudur. bir çok eseri olup, mesnevînin ilk onsekiz beytine yazdığı şerh ve farsça-türkçe yazdığı gazelleri ile ünlenmiştir.
basından - 18:08 / 2012.02.18
seyda lakabı ile meşhur olup, bitlis-norşinde medfundur); şeyh fethullah el-verkanisî (vefatı: h.1317, türbesi bitlis şehir merkezindedir), şeyh muhammed ziyâuddin (vefatı: h. 1342), şeyh ahmed el-haznevî, şeyh muhammed maşuk (vefatı: aralık 1975, mekke'de medfundur), molla şeyh hüseyin mirahura, şeyh abdülhakîm el-bilvânisi el-kasrikî (vefatı: 1972, kahta-menzil'de medfundur), şeyh salih es-sibkî, şeyh seyda muhammed el-cezerî, şeyh abdurrahman el-aktepî, şeyh abdurrahman el-hâmidî, şeyh fethullah el-aynkâfî, şeyh abdülhakîm el-arvâsî, seyyid şefîk el-arvâsî,
basından - 18:08 / 2012.02.18
ayrıca mevlâna hâlid hazretlerinin hulefasından seyyid taha el-hakkârî en-nehrî (vefatı:1269/1852-53), şeyh yahya el-mizûrî, şeyh osman et-tavîlî (vefatı:1283), şeyh hâlid el-cezeri, şeyh ali es-sebtî (ünlü şeyh said'in dedesi), şeyh muhammed el-firakî önde gelen nakşibendi-hâlidî kürt tarikat önderleriydi. yine bunlar dışında, seyyid sibgatullah el-arvâsî (vefatı: h.1287, bitlis gayda'da medfundur, gavs-i hizânî lakabı ile meşhurdur), seyyid fehim el-arvâsi, şeyh abdurrahman et-tâhî (vefatı: h.1304,
basından - 18:07 / 2012.02.18



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

Gülen komploya dikkat çekti

Fenerbahçe etrafında yapılan cemaat tartışmalarına yanıt veren...

Güne damga vuran manşetler

Güne damga vuran manşetler

İsrail ne yapmak istiyor?

'Heron’la izinsiz keşifler. F-15’le hava sahası ihlalleri....

Şevketiye Barajı'na çatı malzemesi

Bursa’da Şevketiye Barajı 2009’da hizmete girdi. Ancak baraj gölünün...

İçişleri Bakanlığı harekete geçti

İçişleri Bakanlığı, Türkiye'yi cazibe merkezine dönüştürmek için...

Dünya devi Türkiye'ye geliyor

Merkezi Belçika’da bulunun ‘dünya optik devi’ AMOS, ülke dışındaki...

Tekzip metni

Tekzip metni

'Öcalan'ı katil olarak görmedik!'

BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, 'Biz hiç bir zaman Öcalan'ı...

Bu ilçelerde oturanlar dikkat!

İşte elektrik kesintisi yaşanacak o iller...

PKK serbest bıraktı

Önceki gün terör örgütü PKK mensuplarınca kaçırılan kişi, serbest...

Babası gibi o da kuş besliyor!

Doğu Perinçek'in cezaevinde muhabbet kuşlu fotoğrafından sonra aynı...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.