Evet, kanundur. Ünlü romancımız Kemal Tahir'in "Kurt Kanunu"nun kapağı açılınca karşılaşılan ilk söz budur.
Sonra nasıl bir fırtınayla, nasıl bir kıyıcılıkla karşılaşılacağının adeta habercisidir bu söz.
TRT Kemal Tahir'in bir dönemi anlatan Kurt Kanunu'nu dizi halinde ekrana taşımakla mühim bir iş yapıyor. Bütünüyle alışılmış bakış açılarını sarsan, kendi tarihsel gerçekliğine namuslu bir yazarın sorumluluğuyla eğilen Kemal Tahir bu romanı yayınladığında, resmi çevrelerin adeta hışmına uğramıştı.
Bilindiği gibi Cumhuriyet döneminde, Kemal Tahir'in deyimiyle, doğruluğu ve gerçekliği sorgulanmadan kabul edilmiş "yürür gezer yalanlar" vardır. O sorumlu bir aydın olarak bu yalanları deşifre ettiği, gerçeğin ortaya çıkmasına dönük tavır aldığı için, bunun bedelini yaşarken de ödemiş bir aydındır. Bu yapım, uzunca bir zamandır unutturulmaya çalışılan bu büyük romancıya karşı sadece vefanın değil kadirşinaslığın, değer bilirliğin örneği olarak da ayrıca önemlidir.
Kahramanların tasfiyesi
Cumhuriyetin kuruluş süreci, bir anlamda iç hesaplaşmaların yapıldığı, Milli Mücadele'nin kadrolarının bir kısmının bu hesaplaşmalar yoluyla tasfiye edildiği, hatta yok edildiği bir dönemdir. İttihatçılar'ın milli mücadele sürecinde yurtdışına çıkmayanları bütünüyle davaya sahip çıkarak, Kurtuluş Savaşı'na sadece katılmamışlar cephe cephe, dere tepe demeden mücadeleyi örgütlemişlerdir. Daha sonra Kemalist hareket olarak nitelendirilecek olan bürokratik zümre, mücadele sürecinin içerisinden farklı bir siyasal yapılanmaya giderek, kontrol edemeyeceklerini düşündüklerini bütünüyle etkisiz kılmak için elinden geleni yapmıştır.
İttihatçılığın aslında Batılılaşma cereyanının yarattığı bir ideolojik anlayış olduğu kadar, imparatorluktan milli devlete geçiş sürecinde bürokratik tahakküm geleneğinin oluşumuna katkı yapan jakoben bir Batıcılık olduğunu düşünüyorum. Fransız Devrimi'nden sonra, bilhassa o yıllarda Fransızca üzerinden Batı'yı takip etmeye çalışan imparatorluk aydınlarının bir kısmının, devrimi ve milliyetçiliği Fransız düşüncesinden ve pratiğinden kalkarak benimsemiş oldukları, bunun da jakoben bir bürokratik siyasete yol açtığı İttihat ve Terakki Partisi uygulamalarıyla ortaya çıkmıştır.
Jakobenizmin halka rağmen halkçılığı, millete rağmen milliyetçiliği nasıl deforme ettiğinin sadece o dönemde değil sonrasında da tek parti uygulamalarına kadar uzanan birçok örneği yaşanmıştır.
Küçük Efendi'nin kaderi
Kurt Kanunu'nda Milli Mücadele'nin önemli kanatlarından biri olan İttihatçılar'ın tasfiye edilmesi ve yok edilmesinin hikâyesi anlatılırken, romanın kahramanlarının gerçekliğidir belki de insanları üzen ve öfkelendiren.
Hakkındaki tartışmalar bugün bile süren İzmir Suikastı meselesi Kemal Tahir'e göre şöyledir; bir suikast düşüncesinde olanlar olmuş olabilir veya böyle bir düşünce bazılarının aklına sokulmuş olabilir ama tasfiye edilen kadronun önemli isimleri bu tür bir olayın dışındadırlar ve onların bu işe bulaştırılması için özel bir plan uygulanmış, çaba sarf edilmiştir. Olayın Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kapatılmasına uzandığı düşünülürse, meselenin bütünüyle muhalefetin tasfiyesine yönelik resmi bir girişim olduğu söylenebilir.
Devletin, bürokratik kadroların bir zümresi tarafından milli mücadele sonrası ele geçirilmesi, halka açılabilecek bütün kapıları kapatmıştır. Muhalif unsurların yok edildiği dikkate alınırsa, Kurt Kanunu'nda düşenlerin yenilmesi, Milli Mücadele'de kahraman olanların nasıl kolayca kurban olduğunu da gösterecektir. Milli Mücadele'nin finansörü, "Küçük Efendisi" Kara Kemal Bey'in hangi kurtlar tarafından yenildiğini ise gelin diziye bırakalım.
mükemmel bir yazı. o milli kahramanları izmir suikasti oyunuyla nasıl da harcamışlar. çok yazık.
Attilla Aksoy - 16:10 / 2012.02.08
türkiye geçmişiyle hesaplaştıkça dürüst aydınların önemi her geçen gün artacak. kemal tahirlerin, idris küçükömerlerin önemi daha iyi anlaşılacak. sizinde böyle yazılar yazarak destelemeniz bizleri ayrıca memnun etti elinize sağlık......
reis - 10:43 / 2012.02.08
herhalde kemal tahir dürüst bir aydın olduğu için solcular tarafından sevilmez, 2. sınıf bir romancı olan yaşar kemal onlar için daha değerlidir.......
ali - 10:39 / 2012.02.08
kemal tahir çok önemli bir romancıdır, romanların da birileriyle hesaplaşır tabi ki anlayana. bu güzel yazı için teşekkürler
Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın.
Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir. İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.