04 Şubat 2012 Cumartesi
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Toktamış ATEŞ
Toktamış ATEŞ
tokta@bugun.com.tr
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

Kurultay sarmalı

CHP'de yeniden kurultay tartışmaları başladı.
Kaçıncı olduğunu pek anımsayamıyorum ama hemen her kurultay sonrasında kurultayı yitirenler, olağanüstü kurultay için imza toplamaya başlarlar. Zaten CHP kurultayları da bir "demokrasi şenliği" olmaktan çok müthiş gergin toplantılar şeklinde geçer. 2003 ile 2005 arasında yaşanan süreci anımsarsak; 12 ve 13. Olağanüstü Kurultaylar'ın CHP'ye hiçbir yarar sağlamadığını görürüz. Şimdi yeni bir süreç başlıyor gibi. Umalım fazla "kırıp dökmeden" bu süreci noktalarlar. Zira Türkiye'nin CHP'ye; demokrasimizin de güçlü bir muhalefet partisine gereksinimi var.
Sayın Mustafa Sarıgül; kurultayda o olağanüstü hataları yapmasaydı CHP Genel Başkanlığı'na seçilebilir miydi bilmiyorum ama CHP'ye bir enerji getirebilirdi diye düşünüyorum.

Tarihsel süreç içinde CHP

Günümüzdeki garip yapısı düşünüldüğünde; Türkiye Komünist Partisi'ni değerlendirme dışı tutarsak; CHP Türk siyasal yaşamının en eski partisidir. İster "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti"ni başlangıç alalım (4 Eylül 1919); ister "Halk Fırkası" olarak resmi başvuruyu (9 Eylül 1923) başlangıç alalım; CHP yaklaşık 90 yıldır Türk siyasal yaşamına ve Cumhuriyet tarihine damgasını vurmuş olan bir siyasal örgüttür.
Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihi; bir noktada CHP'nin tarihidir. İyisiyle ve kötüsüyle...
"Eğitime dayanan bir modernleşme projesi" olarak da isimlendirebileceğimiz "Cumhuriyet projesi"; Atatürk'ün yaşadığı dönemde çekilen sıkıntılara karşın istikrarlı bir dönemdi. Daha sonra; 2. Dünya Savaşı'nın sıkıntıları İsmet Paşa'nın CHP'si hanesine yazılınca CHP ciddi bir biçimde güç yitirdi ve zaten aynı döneme denk düşen "çok partili yaşam sürecinde"; Türkiye siyasal olarak bambaşka bir yola girdi.
Gene yukarıda yazdığım gibi "iyisiyle ve kötüsüyle..."

Çok partili yaşam içinde CHP

Türkiye demokrasisinde "sol potansiyel" araştırıldığı zaman; önde gelen örgütün CHP olduğu anlaşılır. Her ne kadar CHP'nin solunda kimi partiler kurulmuşsa da; bunlar başarılı ve uzun ömürlü olamamışlardı. 1960'ların "Türkiye İşçi Partisi"; Meclis'e yeni bir soluk getirmişse de bu süreç fazla uzun sürmeyecektir. Gene bu arada kurulan Alevi partisi de (Birlik Partisi) benzer bir kaderi paylaşacaktır.
1980'de CHP kapatılınca kurulan "Halkçı Parti" ve "SODER"le birleştikten sonra ortaya çıkan "Sosyal Demokrat Halkçı Parti" (SHP) ve Bülent Ecevit'in "Demokratik Sol Parti"sini düşünürsek Türkiye'deki "sol potansiyelin" öyle sık sık dile getirildiği üzere "yüzde 20" olmadığı görülür.
Türkiye'de "sağ oyların" "sol oylardan" fazla olduğu konusunda kuşku duyamayız. Ama sol oylar öyle "yüzde yirmi"lerde değildir.

Türkiye'de CHP ve "sol"un aldığı oylar

"Halkçı Parti", "SODEP", "SHP" ve "DSP"nin oylarını da dikkate alırsak çok partili yaşamda yapılan seçimlerde "sol oy" potansiyelinin yüzde 20'lerde değil yüzde 30'larda olduğu görülür. 1950 başlangıç olmak üzere milletvekili genel seçimlerinde kullanılan oylardaki sol eğilimler dikkate alındığında; bu durum açıkça görülür. Günümüz CHP'sinin; bu yüzde 20 yalanına kanması ya da kanar görünmesinin nedeni; olası bir seçimde yüzde 20 üzerinde oy alabilirlerse başarı sağlamış olduklarını iddia edebilmeleri umududur.
Türkiye'de sol oyların gelişimi şöyledir: (CHP'nin solundaki partilerin ve TİP'in oyları dikkate alınmamıştır.)
1950'de yüzde 39,45. 1954'te yüzde 36. 1957'de yüzde 41,09. 1961 yüzde 36,74. 1965'te yüzde 31,72. 1969'da yüzde 39'43. 1973'te 38,70. 1977'de yüzde 43,78. 1983'te yüzde 30,66. 1987'de yüzde 33,72. 1991'de yüzde 31,94. 1995'te yüzde 29,74. 1999'da yüzde 37,37 ve nihayet 2002'de yüzde 22,50.
Bunların ortalamasını aldığımız zaman ortaya çıkan rakamın yüzde 35,26 olduğunu görürüz. Eğer AK Parti'nin son seçimlerde sağladığı olağanüstü bir başarı gibi başarılar sağlanmazsa; yüzde 35 küsur oy bir partiyi iktidara ortak yapabilir. Hatta baraj düşünüldüğü zaman bu oranda oy tek başına iktidar bile yapabilir.

Ancak bunun şartı birbirleriyle uğraşmaları değil proje üretmeleri ve halkı ikna etmeleridir.
CHP'de (şimdilik) bunu göremiyoruz.




Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (0 yorum)



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

Gülen komploya dikkat çekti

Fenerbahçe etrafında yapılan cemaat tartışmalarına yanıt veren...

Güne damga vuran manşetler

Güne damga vuran manşetler

İsrail ne yapmak istiyor?

'Heron’la izinsiz keşifler. F-15’le hava sahası ihlalleri....

Şevketiye Barajı'na çatı malzemesi

Bursa’da Şevketiye Barajı 2009’da hizmete girdi. Ancak baraj gölünün...

İçişleri Bakanlığı harekete geçti

İçişleri Bakanlığı, Türkiye'yi cazibe merkezine dönüştürmek için...

Dünya devi Türkiye'ye geliyor

Merkezi Belçika’da bulunun ‘dünya optik devi’ AMOS, ülke dışındaki...

Tekzip metni

Tekzip metni

'Öcalan'ı katil olarak görmedik!'

BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, 'Biz hiç bir zaman Öcalan'ı...

Bu ilçelerde oturanlar dikkat!

İşte elektrik kesintisi yaşanacak o iller...

PKK serbest bıraktı

Önceki gün terör örgütü PKK mensuplarınca kaçırılan kişi, serbest...

Babası gibi o da kuş besliyor!

Doğu Perinçek'in cezaevinde muhabbet kuşlu fotoğrafından sonra aynı...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.