Hiçbir millet, hiçbir memleket bizim 1920’lerde yaşadığımız büyük kırılmanın, dehşetli herc-ü mercin bir benzerini yaşamadı.
Hiçbir millet bizim gibi bin yıllık inanç, târih ve değerlerinin tam zıddı bir istikamette cebir ve iğfalâtla sevkedilmeye çalışılmadı. Hiç bir devlet, sevk ve idâresine memur olduğu kendi milletini Ankara gibi zulümle muradının zıddı bir istikamette bu şekilde yürütmedi. Hiçbir devlet kendi milletinin değerlerine bu kadar ters düşmedi... Hayır, ters değil; düşman kesilmedi...
Bu dehşetli rolünü sürdürebilmek için devletin bir asırda yaptığı inşâ ve tahkimâtın bir kaç yılda ve bir kaç teşebbüsle yıkılabileceğine ihtimal vermek şuur iflâsıdır. Hayır... Ne bu inşâ ve tahkimâtı küçük gayret ve emeklerle yıkabilirsiniz, ne de bir çırpıda yerine yenisini inşâ etmenize müsâade ederler.
Zirâ, bir asırda elde edilen muazzam ve mutlak saltanatın sultanı durumuna gelmiş devlet, bütün unsurları zulüm ve cebir üzerine inşâ edilmiş mel’un saâdetini devam ettirme azmini, belli ki son nefesine kadar muhafaza edecek ve muhafaza etmek istiyor.
Bu dehşetli gayret; bâzen kaba bir tehdit ve cebire istinâd ediyor, bâzen şeytanları hayrete düşürecek entrikalara dayanıyor, bâzen de üstüne kudsiyet maskesi geçirdiği dehşetli bir hıyanete yaslanıyor.
Süfyanizmin temel mihverini teşkil ettiği bu mevcudiyet ve zihniyetle mücâdeleyi göze alanların önce onu iyi tanımaları iktizâ eder. Rivâyetler âhir zamanda bir çok âlimin bile o dehşetli şahısların tuzağına düşmekten, onlara taraf olmaktan, hiç değilse müsamaha ile bakmaktan Cehennem’e düçar olacaklarını haber veriyor.
Ümmetin on beş asır istiâze ile şer ve fitnesinden Allah’a sığındığı bir şer cephesini hafife almak, târif ve tasavvuru imkânsız bir gaflettir. Cebrail ile Şeytan’ı kol kola tahayyül etmekten beter bu safdillik sulh zeminini tesis etmez, şer cephesini şuursuzca takviye eder.
AK Parti, umumî mânâsı ile mü’min uzuvlardan müteşekkil bir kül, bir bütündür... Herkes kendi aynasının müşâhedâtına tâbidir, sırrınca etrafına hüsn-ü zan ve iyi niyetle bakmasının şer cephesini de ihâta etmesi kaçınılmaz olsa bile, bu gaflete düşmemelidir. Adalet, hak sahibine hakkını eksiksiz vermektir. Ebû Cehil’in hakkı ebedî Cehennem, Hz. Ebû Bekir’inkisi ebedî Cennet’dir. Şefkat-i imandan gelen bir hisle Ebû Cehil’e merhamet göstermek her şeyden önce şatâhat, sonra da mü’minlere zulümdür; hukuklarını zâyî etmektir.
AK Parti, bilhassa seçimlerden sonra, kendisini bir kaşık suda boğmaya hazır devletin eski kalıntıları ile musâlâha edebileceği zannı gibi bir gaflete düşmüş görünüyor. Ya da onu mevcud hâli ile sevk ve idâre edebileceği gibi, elim neticeler doğurabilecek bir zanna kapıldı...
İstihbarat mensûblarına ömrü boyunca soğuk bakmış biri olarak Hakan Fidan’a sempati ile baktığımı bir kaç sefer yazdım. Zirâ Fidan, eski devletin cebrî istikâmetinde yürümeye teşne değil. Fidan’ı mü’min ve müslim bildiğimden MİT’in başına getirilmiş olmasını sevinçle karşılamıştım.
Ne var ki, bir gül ile bahar gelmeyeceği gibi MİT’in başına Fidan’ın getirilmiş olması da asırlık bu teşkilâtın bir anda ıslah-ı nefs etmesini netice vermez. Nitekim son bir kaç günde olup bitenler gösteriyor ki, MİT’in içi tam bir cadı kazanı gibi... Uludere fâciası ile okların üzerine çevrildiği MİT’in içinde kanlı-bıçaklı bir kavganın yaşandığı sır değil. Cepheleşmelerin MİT’i yıpratacağını değil, temizleyeceğini düşünüyorum. Bu temizliğin ilk şartı sivil irâdeyi temsil eden Fidan’ın metin durması, irâde zayıflığı göstermemesidir. Şüphesiz iktidarın tavrı da çok hayatî olacaktır.
İfâdeye çağrıldığı gün Fidan’ın Köşk ve Başbakanlığa çıkıp uzun görüşmeler yapmış olması ümidlerimi takviye etti, ama küçük dalgalardan kurtulanların daha büyük dalgalardan da kurtulacağının garantisi yoktur. Tedbir, dikkat ve kararlılık idârenin temel unsurları olmalı...
MİT eksenli son hâdisenin AK Partililerin teyakkuzuna sebeb olacağı ümidiyle hayra vesile teşkil edeceğini düşünüyorum.
zalim bir zulme giriftar olacaktır ahir.yaşayın bakalım bu dünya kimseye kalmaz...
EHLİ DÜNYA 3 - 19:30 / 2012.02.14
evlatlarımızı hiç acımadan bir bilgisayar tuşuna basıp insafsızca harcayan,kurs,mektep ve bir çok hizmetlerinde bulunduğumuz bugün ise maddi skıntılar ve özel düşüncelerle içinde bulunmadığımız bu sisteme mızrağın çuvala asla sığdırılamayacağını bilerek geçmiş olan tüm haklarımızı haram ediyorum.
EHLİ DÜNYA 2 - 19:28 / 2012.02.14
ey uhrevi görüntülü aslen dünyevi kaygıları en önde olan,ehliyet ve liyakati önemsemeyip hasbelkader saadet zincirine girercesine eğilimlileri içine hemen alan,şöhretini şerefini tahlil etmeyerek yeterki himmete katılsında ne olursa olsun diye pragmatik düşünen vede bürokratik mekanizmada bu hercü mercle oluşturulan halkadan olmayanı diskalifiye eden,kul hakkı yiyen,
EHLİ DÜNYA 1 - 19:25 / 2012.02.14
17.09a senin ne nefisten ne kendinden haberin var sen rahatsızsın anladığım kadarıyla sen doktora görün psikolojik tedaviye ihtiyacın var zannedersem.
garip. - 17:38 / 2012.02.13
evet satılığım,nefsim allah(cc)yoluna satılık.senin ki kime?maraş yöresinde yaygın olan satılmış isminin anlamını hiç merak ettin mi?onlar,allah(cc)için satılmış olanlar,nefsi için iddiası olmayanlardır.
GARİP VEYA GAKKON 'A 13.14 E.. - 17:09 / 2012.02.13
Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın.
Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir. İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.