MİT krizinde gözden kaçan detayTürkiye gündemine oturan MİT krizinde kimsenin dikkat çekmediği bir detayı Bugün Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erhan Başyurt yazdı. İşte o yazı: AK Parti Milletvekili Yalçın Akdoğan, pazar günü Star gazetesinin Açık Görüş ekinde çarpıcı bir değerlendirme kaleme aldı. Aynı zamanda Başbakan'ın siyasi başdanışmanı olan Akdoğan, son MİT krizini analiz ettiği yazısına "Örgüt İstismar Malzemesi Buldu" başlığını atmış. Yazısında son olayları "Terörle mücadelenin diyalog ve müzakerelerle bitmesini engellemeye çalışan operasyon yanlılarının işi" olarak değerlendiren yazar ve yorumculara da cevap veriyor. Akdoğan net şekilde, "PKK ile yürütülen görüşmeler hiçbir zaman müzakere anlamı taşımamış, devletin herhangi bir tavizde bulunmasına sebep olmamıştır. Son dönemde İmralı ile devletin yürüttüğü bir müzakere veya diyalog söz konusu değildir" diyor. Nisan ayında Başbakan'ın yeni bir balkon konuşmasıyla yarım kalan "diyalog sürecini" yeniden başlatacağı iddialarını da net ifadelerle yalanlıyor. KCK'ya operasyonlar ve yargı sürecinin de hükümetin iradesiyle gerçekleştiğini dile getiriyor. Yeniden diyalog iddialarına yalanlama "Terör örgütünün izolasyon olarak yaygara kopardığı bu durum, taktiksel ve konjonktürel bir tavır değildir. Önümüzdeki aylarda diyaloğun yeniden başlayacağı iddiaları ise tamamen spekülasyondan ibarettir" diyor. Terörle mücadele ve KCK konusunda sağlıklı değerlendirmeleriyle öne çıkan Akdoğan, Oslo sürecinde gerçekleşen ve kamuoyuna yansıyan mutabakatlara ilişkin eleştirilerini de üstü kapalı olarak yapıyor. "Hükümet hiçbir zaman PKK'nın amacına hizmet edecek sözler vermemiş, PKK ütopyasını onaylayan bir yaklaşım içinde olmamıştır. PKK'nın başlattığı Devrimci Halk Savaşı safsatası da hükümetin tavizsiz ve kararlı tutumu sonrası hız kazanmıştır. Kürt meselesinin ve terör sorununun nihai çözümü için diyaloğun gerekli olduğuna dair yaklaşımlar kadar bunun fayda değil zarar getireceğine yönelik kanaatler de bulunmaktadır. Hükümetin şu anki politikası bellidir" şeklinde net bir tavır ortaya koyuyor. Akdoğan, terör örgütünün istihbarat elemanları ile görüşmeler süresince operasyonları kesmediğine de atıfta bulunarak, "PKK, bunu bir kandırmaca, bir oyalamaca, seçim süreçlerini terörsüz geçirmek için yapılan bir taktik hamle olarak görmüştür" tespitinde bulunuyor. Hükümetin terörle mücadele bağlamında KCK operasyonlarını savunduğuna vurgu yapan Akdoğan, kriz nedeniyle bulanan bakışlara da çeki düzen veriyor: "Ne Ergenekon davası sulandırılmalıdır ne KCK/PKK ile mücadele akamete uğratılmalıdır ne de kirli ilişkilerle ve karanlık odaklarla hesaplaşma kesilmelidir." "Devrimci Halk Savaşı" talimatını kim taşıdı? KCK soruşturması sırasında Diyarbakır BDP bürosunda ele geçirildiği ifade edilen Oslo sürecine ilişkin ses kayıtları ve mutabakat metinleri, Akdoğan'ın bu net yazısıyla birlikte okunduğunda ortaya bazı sorular çıkmaktadır. PKK'ya "taraf" muamelesi yapan ve her türlü gayri mantıki vaatleri mutabakat metinlerine yazanlar, acaba hükümetten bütün bu gerçekleri sakladılar mı? Bölgeye BM ve NATO gözlemcilerinin gelmesi için bile söz verecek kadar kontrolden çıkan "devlet adına müzakere yürütenler", bu durumda kendilerine verilen görevi aşmış olmuyorlar mı? Akdoğan, "Devrimci Halk Savaşı safsatası da hükümetin tavizsiz ve kararlı tutumu sonrası hız kazanmıştır" vurgusu yapıyor ama Öcalan'ın el yazısıyla "Devrimci Halk Savaşı" talimatı verdiği mektubu MİT elemanları terör örgütüne taşımadılar mı? Sonuç olarak Akdoğan'ın bir siyaset bilimciye yakışacak ustalıkla kaleme aldığı "Hükümet hiçbir zaman PKK'nın amacına hizmet edecek sözler vermemiş, PKK ütopyasını onaylayan bir yaklaşım içinde olmamıştır" vurgusu ile "Önümüzdeki aylarda diyaloğun yeniden başlayacağı iddiaları ise tamamen spekülasyondan ibarettir" satırlarını, MİT krizine ilişkin üzerinde özenle düşünülmesi gereken ezber bozan cümleler olarak görüyorum. |
|
|
| « Önceki Haber | Sonraki Haber » |
|
|
|
|
|
Haberin Yorumları (17 yorum)
|
|
pkk ile yapılan mücadele afla değil yok edilmek üzere olmalı.türkiyeden kaçıp dağa çıkanlarda nasıl çıktılarsa öyle geri gelsinler.afla gelirse getirenler şehit kanıyla boğulurlar.o yörenin insanı geçimini genellikle gayri meşru(haram) yoldan temin ediyor.ilk önce bunlara helal kazancı öğretmeli.
mehmet
-
09:21, 22 Şubat 2012 Çarşamba
güvenlik endeksli terörle mücadele konseptine gelinmesi,kck tutuklanmaları doğru bir yoldur iran gibi haini ininde yok edip diz çöktüreceksin.uyuşturucu baronlarıyla mücadele en önemli boyuttur.onun içinde kimler yokki!!!meselenin püf noktasıda burası zaten...
DEVLET GİBİ
-
19:51, 21 Şubat 2012 Salı
"hükümetin ezber bozan pkk taktiği" hee inandım.kışı rahat rahat inlerinde geçirip yok olmamalarını sağladı akp,menhus taleplerine gayri meşru yollardan muhatap sağladı akp,fiziki ve psikolojik destek sağladı akp,pkk'ye suriyenin dostluğunu sağladı akp.bop planının uygulayıcısı kim=akp.saygılar.
gakkom
-
14:01, 21 Şubat 2012 Salı
pkk dağdan inip silahlarıyla birlikte teslim olmadıkça sözde kürt sorununun demokratik yollardan çözümüne olanak yoktur..bence esas görüşme, uluslararası silah ve uyuşturucu baronları ile yapılmalıdır..çünkü pkk, bu konuda onların hem en iyi müşterisi hem de en işe yarar elemanlarıdır..
Cemal Deniz
-
13:42, 21 Şubat 2012 Salı
"öcalan'ın el yazısıyla "devrimci halk savaşı" talimatı verdiği mektubu mit elemanları terör örgütüne taşımadılar mı." bu soruyu akp'nin desteğim dediği %49,7'nni vicdanlarına sorarsınız artık.özel savcıların bile özel görevli failine sormayı bop eşbaşkanının özel iznine bağladı akp'nin 266 vekili.
gakkom
-
13:18, 21 Şubat 2012 Salı
|
Bursa’da Şevketiye Barajı 2009’da hizmete girdi. Ancak baraj gölünün...
İçişleri Bakanlığı, Türkiye'yi cazibe merkezine dönüştürmek için...
BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, 'Biz hiç bir zaman Öcalan'ı...