MEB ve valilikten PKK'ya sert yanıtTerör örgütünün öğretmenleri kaçırmasına Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyarbakır Valiliği'nden sert tepki geldi... MEB'DEN 'KAÇIRILAN ÖĞRETMEN' AÇIKLAMASI Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamada, ''Herkes şunu bilmelidir ki eğitim öğretimi aksatmayı amaçlayan her türlü karanlık emelin ve terör eylemlerinin karşısında öğretmenlerimiz başta olmak üzere hepimiz dimdik ayakta duracağız'' ifadelerine yer verildi. Bakanlık açıklamasında, terörün kaynağının, niteliğinin, hedefinin ve ideolojisinin ne olursa olsun büyük bir insanlık suçu olduğu ifade edildi. ''Bu sebeple ideolojilerini gerçekleştirmek için tehdit ve şiddet yolunu seçen bölücü terör örgütü faaliyetlerinin hiçbir şekilde haklı bir nedene sahip olmadığı açıktır'' vurgusu yapılan açıklamada, Türkiye'nin de insanlık suçu olarak görülen terör eylemleri ile karşı karşıya kaldığı belirtildi. Açıklamada, şunlar kaydedildi: ''Herkes şunu bilmelidir ki eğitim öğretimi aksatmayı amaçlayan her türlü karanlık emelin ve terör eylemlerinin karşısında öğretmenlerimiz başta olmak üzere hepimiz dimdik ayakta duracağız. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı eğitmekle görevli olan, şiddetin değil birlik, beraberlik ve kardeşlik duygusunun oluşturduğu bir iklimde mutlu ve refah içinde yaşayan bireyler yetiştirme, bizlere güzel bir gelecek sunma gayesinden başka hiçbir çabası olmayan değerli öğretmenlerimize uzanan terör eylemlerini nefretle kınıyoruz. Öğretmenlerimiz, çocuklarımıza verdikleri eğitimle dil, din, cinsiyet, ırk ayrımı yapmadan insan hak ve özgürlüklerine saygı göstermeyi, demokrasiyi içselleştirmeyi, ülkemizi ve yaşadığımız dünyayı sevmeyi ve korumayı öğretiyorlar. Terörün hedef aldığı bölgelerdeki çocuklarımızı ve ailelerini eğiterek, gelişimin önündeki en önemli engeli kaldırıyor, sağlıklı, moral ve motivasyonu yüksek, insan sevgisiyle yoğrulmuş bir gençlik yetiştiriyorlar. Bu kutsal görevi en zorlu şartlara rağmen sürdüren öğretmenlerimizin varlığından rahatsız olanlar, insanlık dışı amaçlarına hiçbir zaman ulaşamayacaklardır. Ayrım gözetmeksizin bu ülkenin bütün güzel çocuklarına sevgisini, şefkatini, bilgi ve tecrübesini aktaran öğretmenlerimiz, koşullar ne kadar ağır olursa olsun öğrencilerinin yolunu aydınlatmaktan bir an bile geri durmayacak, bu uğurda gösterdikleri çabadan asla vazgeçmeyeceklerdir. Halkımızın güvenliğinin ve vatanın bütünlüğünün korunması amacıyla her türlü terör faaliyetleriyle kararlılıkla mücadele eden güvenlik güçlerimize, bilgisiyle, kalemiyle, sevgisi ve şefkatiyle destek veren değerli öğretmenlerimize her zaman minnettarız. Tarih masumlara kurşun sıkarak zafer kazanmaya çalışanların sonunun ne olduğunu gösteren ibret verici örneklerle doludur. Çocuklarımız da öğretmenlerimiz sayesinde bunları öğrenecek ve nesilden nesile aktaracaktır.'' AA DİYARBAKIR VALİSİ TOPRAK: ''BÖLÜCÜ ÖRGÜT; 'ÖĞRENCİLER OKULA GİTMESİN, AYDINLANMASIN, OKUMA YAZMA BİLMESİN, BİÇARE VE EKSİK KALSIN, KARŞILIĞINDA DA TERÖRİST OLARAK DAĞA ÇIKSIN' İSTİYOR'' Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, Diyarbakır'da 8 öğretmenin teröristlerce kaçırılması ile ilgili olarak, ''Bölücü örgüt, 'öğrenciler okula gitmesin, aydınlanmasın, okuma yazma bilmesin, biçare ve eksik kalsın, karşılığında da terörist olarak dağa çıksın' istiyor'' dedi. Hazro ve Lice ilçelerinden bir hafta içerisinde toplam 8 öğretmenin terör örgütü PKK tarafından kaçırılmasına yönelik AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Toprak, bu kaçırma olaylarını ''terör örgütünün köşeye sıkıştığı için gerçek yüzünü göstermesi'' olarak algılanması gerektiğini söyledi. ''Hiçbir oluşum ve inancın kendi vatandaşına zulüm ve ihanet edemeyeceğine, ortadan kaldırmak için çalışma yürütemeyeceğine'' dikkati çeken Toprak, ''hiçbir inanışın da kendisini bilgilendiren, yücelten, ileriye götüren bir eğitim ordusunu, eli öpülesi değerler olan öğretmenleri ortadan kaldırmaya, kaçırmaya yeltenemeyeceğini'' vurguladı. Mustafa Toprak, sözlerine şöyle devam etti: ''Bunları yapıyorlarsa bunların insan olmadığı, insanlıktan nasibini almadığı da açık. Tabi ki bu olaylar terör örgütü mensuplarının, buna destek verenlerin, legal oluşummuş gibi görünüp de aslında illegal işler yapanların da gerçek konumunu ortaya koyuyor. Bunların aklını başına alması gerekiyor. Terör örgütünün amacı zaten açık ve net. Ülkemiz üzerinde hangi oyunları oynuyor, vatandaşlar arasında hangi nifak tohumlarını atıyor belli. Bunlara alet olan, bunların uydusu olan bu ihanetin içerisinde paydaş olanların da gerçek yüzleri ortaya çıkıyor. Bölücü örgüt; 'öğrenciler okula gitmesin, aydınlanmasın, okuma yazma bilmesin, biçare ve eksik kalsın, karşılığında da terörist olarak dağa çıksın' istiyor. Bunun farkındayız. Bunu önlemek için de her türlü önlemi alıyoruz. Okulların açıldığı hafta bölücü terör örgütü ve onların legal gibi görünen platform ve çeşitli adlardaki illegal oluşumlar, okulların boykot edilmesi, öğretmenlerin okula gitmemesi gibi bir dizi değişik olumsuz faaliyet ve projelerin devreye sokulması konusunda açıklamalarda bulundular. Bizim vatandaşlarımız, bunların çocuklarımızı nereye götürmek istediğini gayet iyi anladı. Okulları boykot çağrısına bizim asil vatandaşımız prim vermediği için bu kez de öğretmenleri kaçırarak eğitime engel olmak istiyorlar. Ama biz asla ve asla yılmayacağız ve mümkün olduğu kadar güvenli eğitim ortamları oluşturarak gençlerimizi ve çocuklarımızı eğitmeye devam edeceğiz. Ailelerimizin mutluluğu gençlerimizin geleceğinin iyi olması için her türlü ihanet şebekesinin de olumsuzluklarına rağmen eğitimi sürdürmeye devam edeceğiz. Devletimizin gücü ,yanlış mihrak ve ihanet şebekelerine karşı bundan sonra daha da kesin ve kararlı bir şekilde devam edecek.'' ''BUGÜNLERİ DE HEP BİRLİKTE ATLATACAĞIZ'' Toprak, 5 bini aşkını kırsal kesimde olmak üzere yaklaşık 17 bin öğretmenin görev yaptığı Diyarbakır'da öğretmenlerin okula gidiş ve gelişleri, taşımalı eğitim, taşımalı merkezler konusundaki güvenlik tedbirlerini yoğunlaştırdıklarını söyledi. Vatandaşı yüceltmek için devlet adına görev yapan kamu görevlilerinin bir takım olumsuzluklar yaşayabildiğine dikkati çeken Toprak, şöyle konuştu: ''Vatandaşların huzurunu can ve mal emniyetini sağlamaya çalışan polis ve askere yönelik hunharca saldırılarda bulunan ihanet şebekeleri, eylemleri belki de hepsinden daha kutsal bir görevi icra eden öğretmenlerimize de yönelebilecektir. Öğretmenlerimiz bize güvensinler. Sıkıntılar her zaman olabilir. Bu biraz uzun soluklu bir iş oldu. Biz bu tür yanlışlıkları, ihanetleri geçmişte de gördük. Bu eylemler asla ve asla öğretmenlerimizin görevlerine olan şevkini kırmasın. Biz bu konuda her türlü tedbiri alıyoruz. Bundan sonra da şehit verebiliriz. Ancak bu bizim şevkimizi, birliğimizi, inancımızı, görevimize olan heyecanımızı asla azaltmamalıdır. Bugünleri de hep birlikte atlatacağız. Bu olaylar bizi birbirimize kenetlendirerek, aynı heyecanı duyma noktasında bir araya getirecektir. Öğretmenlerimiz bundan emin ve sakin olsunlar. Terör örgütünün bu inanılmaz, vicdansız, ahlaksız davranış ve ihanetleri karşısında ülkemizin her noktasında eğitim kurumu açmaya ve öğrencileri eğitmek için öğretmenlerimize alın teri döktürmeye devam edeceğiz. Vatandaşlarımızın geleceğini güzel kılmaya çalışan, 'kalem' gücünün 'silah' gücünden daha önemli olduğunu ifade ederek ve alın teri dökerek ülkemizin değişik yörelerinden gelen ve değişik noktalarında belki altyapı yetersizliklerine rağmen özveri ile görev yapan öğretmenlere yönelik bu hain kaçırma eylemleri, saldırıları, bizi birbirimize daha da kenetlendirecek.'' Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, terör örgütünce Batman, Siirt ve Diyarbakır'da polis ve askerler ile sivil vatandaşların da hunharca katledildiğini anımsatarak, bu saldırıların teröristlerin gerçek yüzlerini ortaya çıkardığını belirtti. DİYARBAKIR, SİİRT VE MARDİN'DEKİ SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI VE MESLEK ÖRGÜTLERİ TERÖR ÖRGÜTÜ PKK'NIN ÖĞRETMENLERİ KAÇIRMASINI KINADI Diyarbakır, Siirt ve Mardin'deki sivil toplum kuruluşları terör örgütü PKK'nın öğretmenleri kaçırmasını kınadı. Eğitim Bir-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Yunus Memiş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bölge halkı olarak eğitimi aksatmak için uzanan ellere prim vermeyeceklerini söyledi. Memiş, öğretmenlerin mesleğe başlarken bir kez ettikleri yemine sonuna kadar sadık kaldığına dikkati çekerek, şöyle konuştu: ''Öğretmenler eğitime yönelik sorunların üstesinden gelmeye çalışırken son zamanlarda bir de terör örgütü PKK'nın zorbalıkları ile uğraşmak durumunda kalıyor. Öğretmenlerin kaçırılmasında asıl hedef bölge halkını eğitimsiz bırakmak, öğretmenler arasında kaos ortamı yaratmaktır. Öğretmenlerin okula gitmelerini engelleyerek bölge halkının cahil kalmasını istiyorlar. Bilmelidirler ki öğretmenler göreve başlarken bir kez yemin ederler ve sonuna kadar bu yeminlerine sadık kalırlar. Biz öğretmenler, dağın başında da olsak canımız pahasına çocuklarımızın eğitimlerini düşünmeye devam edeceğiz. Terör örgütü PKK öğretmenleri kaçırarak kendi ayağına kurşun sıkmıştır. Terör örgütünün bu eylemleri düşündürücüdür. Örgüt bir yandan sözde özgürlük vaat ettiğini söylüyor, bir yandan da halka eğitim veren, halkı özgürleştirmeye çalışan geleceğe hazırlayan öğretmenleri kaçırmaya çalışıyor. Biz bölge halkı olarak bunların karşısında olmaya devam edeceğiz. Bölgedeki tüm sivil toplum kuruluşlarının da inisiyatif alarak eğitim camiasına uzanan bu kirli ellerin engellenmesi için girişimlerde bulunmasını bekliyoruz. Bu öğretmenlerimizi örgütün elinden kurtarmak amacıyla bölgedeki sivil toplum kuruluşları olarak seferber olacağız''. Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Alican Ebedinoğlu, bölgede yaklaşık 30 yıldan bu yana bir çatışma ortamı yaşandığını ifade ederek, dünyanın hiçbir yerinde sivillere yönelik eylemlerin kabul edilmesinin söz konusu olamayacağını söyledi. Ebedinoğlu, sivillerin öldürülmesi ve sivillere yönelik eylemleri doğru bulmadıklarını vurgulayarak, çatışmalarda sivillerin hayatını kaybetmesi ve öğretmenlerin kaçırılmasının vicdan sahibi hiç kimsenin kabul etmesinin mümkün olmadığını belirtti. BDP'nin 1 Ekim'de Meclis'te yemin etmek konusunda aldığı kararın önemli olduğuna dikkati çeken Ebedinoğlu, ''BDP'nin dün aldığı karar son derece önemli. İnanıyorum ki bu karar Türkiye'de birçok kesimin yüreğine su serpti. BDP'nin Meclis'e gitmesi ve bu sorunun çözümü noktasında inisiyatif alması gerekiyor. Terör örgütü PKK'nın da BDP'ye inisiyatif vermesi gerekiyor. Legal anlamda da olsa burada BDP'nin arkalarında bir desteği var. 90'lı yıllarda da bölgede sivil vatandaşlar çok zarar gördü. Bölge halkı aynı günlere geri dönülmesinin söz konusu olacağını düşünmüyor. Ancak bu eylemler artarsa bölge halkının ortak bir tepkisinin oluşacağına inanıyorum. Şu anda bu durumdan rahatsız olan kesimler seslerini yükseltmeye başladılar'' dedi. ''BÖLGEDE EĞİTİMDE SAĞLANAN GELİŞMELERDEN RAHATSIZLIK DUYUYORLAR'' Eğitim Bir-Sen Siirt Şube Başkanı Adil Doğrusever de öğretmenlere yönelik saldırıların bölge halkını karalığa mahkum etmeye yönelik olduğunu söyledi. Bölgenin yıllardan bu yana eğitimsizlik ve cehaletten dolayı sıkıntı yaşadığını ifade eden Doğrusever, son yıllarda hem Siirt hem de bölge genelinde eğitim alanında sağlanan gelişmelerden birilerinin rahatsızlık duyduğunu belirtti. Doğrusever, bölgede üniversite sınavlarında öğrencilerin aldıkları derecelerin bunun en iyi göstergesi olduğunu ifade ederek, ''Durum böyleyken son zamanlarda bölgede meydana gelen öğretmen kaçırma olaylarını kabul etmek mümkün değil. Bölgede eğitim alanında sağlanan gelişmelerden rahatsızlık duyuyorlar. Öğretmenlere yönelik saldırılar bölge insanını karanlığa mahkum etmeye yönelik. Bölge insanına aydınlık bir gelecek oluşturmaktan başka hiç bir gayeleri olmayan öğretmenlerin kaçırılmalarını tasvip etmek mümkün değil. Bu olaylara bir an önce son verilmesini ve kaçırılan eğitimcilerimizin bir an önce serbest bırakılmalarını istiyoruz'' dedi. ''BÖLGEDE SÜKUNETE İHTİYAÇ VAR'' Siirt Baro Başkanı Mehmet Cemal Acar ise kutsal bir hak olan eğitim hakkının bir insanın sahip olduğu olmazsa olmaz haklardan olduğunu ifade ederek, bunu kimsenin engelleyemeyeceğini, bunun öğretmenlerin kaçırılması yoluyla engellenmek istenmesinin kabul edilemez olduğunu, sebep ne olursa olsun hiç kimsenin bu hakkı engellemeye kalkışmaması gerektiğini söyledi. Bu tür eylemlerden bir sonuç alınmasının beklenmemesi gerektiğini kaydeden Acar, ''Aksine bu tür olaylar süreci baltalıyor, derinleştiriyor ve çözüme ulaşmayı engelliyor. Bu nedenle bu eylemlerin bir an önce sona erdirilmesini istiyoruz'' şeklinde konuştu. Mardin Baro Başkanı Azad Yıldırım da bölgede kalıcı bir barışın sağlanmasından yana olduklarını, bu tür çatışmalı ortamın ülkede yaşayan tüm kesimlere ciddi zarar verdiğini belirtti. Sivillere yönelik her türlü eylemin bir an önce durdurulması gerektiğini ifade eden Yıldırım, şöyle dedi: ''Asıl olan bu çatışmalı ortamın bir an önce sona erdirilip özellikle sivil insanlara yönelik eylemlerin bir an önce durdurulmasıdır. Sivil insanların kaçırılmasını tasvip etmiyoruz. Bölgede genel olarak bir sükunete ihtiyaç var. Bu sükunet ortamının sağlanması her şeyden daha önemli. Öncelikli olan tekrar eski çatışmalı günlere dönmek değil, barışı bir an önce sağlayıp bununla beraber tüm sorunların çözümünü sağlamaktır. Çatışmalar, bombalar ve operasyonlar olurken diğer yandan ekonomik ve sosyal hayatın normale dönmesi mümkün değil. Bu nedenle asıl olan kalıcı barışın sağlanması. Barışçıl çabalar arttıkça hem bölge kalkınır hem de insanlar rahatlar. Aksi taktirde çatışmalı ortam tüm ülkeyi geriye götürür.'' TUNCELİ TİCARET VE SANAYİ ODASI BAŞKANI CENGİZ: ''PKK'NIN SİLAHLI EYLEMLERE SON VERMESİ VE SON DÖNEMDE KAÇIRILAN ÖĞRETMENLERİN SERBEST BIRAKILMASINI TALEP EDİYORUZ'' Tunceli Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Cengiz, ''PKK'nın silahlı eylemlere son vermesi ve son dönemde kaçırılan öğretmenlerin serbest bırakılmasını talep ediyoruz'' dedi. Cengiz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bölgede çatışmalı ortamın son bulmadığı sürece iş adamlarının bölgeye yatırım yapamayacağını dile getirdi. Tunceli, Şırnak, Bingöl ve Hakkari gibi iller için özel bir teşvik yasasının çıkarılarak, bölgede ticaretin geliştirilmesi ve işsizliğin çözülmesi gerektiğini vurgulayan Cengiz, şunları kaydetti: ''30 yıldır devam eden çatışmalı ortam ilimizde önemli bir tahribat yaratmıştır. En somut örneği 1970'li yıllarda 165 bin olan nüfus günümüzde 73 bine kadar düşmüştür. Bölge halkı ve sivil toplum örgütleri olarak, çatışmaların ve operasyonların durması, PKK'nın silahlı eylemlere son vermesi ve son dönemde kaçırılan öğretmenlerin serbest bırakılmasını talep ediyoruz.'' Başta Ankara, Batman ve Bitlis'te sivil halka yönelik eylemleri doğru bulmadıklarını vurgulayan Cengiz, BDP'nin Meclis'e gitme kararının doğru bir karar olduğunu ifade etti. Bölgede yaşanan sorunun çözümü için iktidar ve muhalefetin birlikte hareket ederek, yeni anayasayı gündeme almasını isteyen Cengiz, ''BDP mecliste etkin rol oynamalı ve kaçırılan öğretmenler ve sivillere yönelik eylemlerden dolayı tüm sivil toplum kuruluşlarıyla vatandaşlar daha duyarlı hale gelmelidir'' diye konuştu. ESNAF VE SANATKARLAR ODALARI BİRLİĞİ BAŞKANI BELİCE Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Hıdır Belice de sorunun biran önce çözülmesi gerektiğini belirterek, ''Bu nedenle BDP'li milletvekillerinin meclise gitme kararını doğru buluyor ve destekliyoruz. Çünkü bir sorun varsa bu ülkede bunun çözüm yeri parlamenter demokratik zemin olmalıdır'' şeklinde konuştu. Son dönemlerde sivillere yönelik olarak yapılan saldırıların doğru olmadığını dile getiren Belice, şöyle konuştu: ''Nitekim bölgede de çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri yaptıkları açıklamalarda, olayları kaygı verici olarak değerlendirdi. Biz de gelişmelerin kaygı verici olduğunu ve insanları olumsuz etkilediğine inanıyoruz. Yaşanan bu süreç ilimizde ve bölgemizde ticareti, doğal yaşamı, insan hayatını, kalkınmayı ve gelişmeyi etkilediğini görmekteyiz. Zaten zor şartlarda ticaret yaparak geçimini sağlamaya çalışan esnafımız meydana gelen olaylarla ticareti durma noktasına gelmiştir. Bu sorun ülkenin en önemli sorunlarından biridir. Bölgede ve ülkemizde bir an önce huzur ortamının tesis edilmesi için toplumun tüm kesimleri üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmekle mükelleftirler. Bu konuda herkesi her zamankinden daha çok duyarlı olmaya davet ediyoruz.'' (AA) |
|
|
| « Önceki Haber | Sonraki Haber » |
|
|
|
|
|
Haberin Yorumları (13 yorum)
|
|
bence pozitif bir uyarı eskiden farklı bakılırdı. şimdi en azından tepki geliyor bu iyi bir gelişme
kaan kalaycı
-
16:41, 29 Eylül 2011 Perşembe
bence pozitif bir uyarı eskiden farklı bakılırdı. şimdi en azından tepki geliyor bu iyi bir gelişme
kaan kalaycı
-
16:41, 29 Eylül 2011 Perşembe
"terör örgütünün öğretmenleri kaçırmasına milli eğitim bakanlığı ve diyarbakır valiliği'nden sert tepki geldi." yaa ne kadar sert acaba.mesele tamam o zaman.ohhh ciğerim soğudu biraz şimdi.tabii canım ne gerek var öyle sıkı mıkı,olağanüştü yönetimlere.valiyle milli eğitim müdürü verir ağzının payını
gakkom
-
15:54, 29 Eylül 2011 Perşembe
diyarbakır belediye başkanının kınaması var mı
peki ya baydemir
-
15:48, 29 Eylül 2011 Perşembe
pısırıktan ayağa kalkmalarla olmaz bu iş.bakın mesela devlet şu andan itibaren 5 bin askerle büyük bir operasyon başlatsa hedef hakkari şırnak oradanda kandil dese.1 hafta ordu ile bütün iletişimi koparsa telefonlara bir bakan filan çıkmasa bakın bakalım ne oluyor.
ilhan genc
-
15:08, 29 Eylül 2011 Perşembe
|
BUGÜN Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erhan Başyurt, başkanlık...
TBMM Genel Kurulu'nda, Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik...
Başbakan Erdoğan, Erkgenekon Davası'nın tutuklu sanığı CHP Zonguldak...
Levent Kırca, İzmir'de sahnelediği oyunun sonunda ilginç bir cenaze...
Hatay İl Jandarma Komutan Yardımcısı Jandarma Yarbay M.C. emrindeki...
Bu yıl onuncusu düzenlenecek olan Türkçe Olimpiyatları'nın tanıtım...