20 Ocak 2012 Cuma
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Gülay GÖKTÜRK
Gülay GÖKTÜRK
gokturkgulay@yahoo.com
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

Tıpkı Susurluk günleri gibi

Hrant Dink kararı açıklandığından bu yana ortaya çıkan manzaraya bakıyorum da, sanki ülkemizde bir jüri sistemi var.
Şu anda bütün Türkiye, devasa bir jüriye dönüşmüş, kararını açıklıyor: "Bu bir örgüt suçudur!"
"Büyük jüri"nin güçlü itirazı, kararın meşruiyetini iki günde öylesine yerle bir ediyor ki, mahkeme heyetinin başkanı dahil herkes şimdi bu kararın nasıl düzeltileceği, hatadan nasıl dönüleceği konusunda yollar bulmaya çalışıyor.
Karşımızdaki manzara bu yanıyla muhteşem bir manzara. Hukuk devletinin temel güvencesinin her zaman toplumsal duyarlılık, yargı üzerindeki bu denetim mekanizması olduğunu gösteriyor bize.
Ama manzaranın bir başka yanı daha var ki, bu yönü bana fena halde Susurluk günlerini hatırlatıyor.

Ne olmuştu Susurluk'ta?

O günlerde Aydınlık İçin Bir Dakika Karanlık eylemine katılanlar çok iyi hatırlayacaktır: O eylemin amacı, Susurluk'ta suç üstünde yakalanan derin devleti kuyruğundan tutup açığa çıkarmaktı. Bu kaza on yıllardır elimize geçen tek fırsattı. Bu fırsatı heba etmemek, yakaladığımız kuyruğu elimizden bırakmadan "başa" doğru ilerlemek gerekiyordu. Ama sonra ne olduysa oldu ve biz daha olanı biteni anlayamadan bir baktık ki, Susurluk'un aydınlanması için yükselen toplumsal muhalefetin hedefi saptırılıp, Refahyol iktidarını yıkmayı amaçlayan bir harekete dönüştü. Erbakan'ın o sırada kullandığı birkaç abuk sabuk söz bahane edilerek Refah Partisi baş hedef haline getirildi. Oysa Erbakan Hareketi'nin Susurluk'la en ufak bir ilişkisi yoktu. Susurluk'un açığa çıkmasından ve derin devletin deşifre olmasından en az korkusu olacak siyasi hareket Refah hareketiydi. Ama ne yazık ki, Türkiye'nin "ilerici-solcu" kamuoyunun o malum ruh hali, bu basit gerçeği görmesini engelledi. İktidardaki "dinci" koalisyona karşı duyulan alerji derin devlete karşı duyulan antipatiye üstün geldi. Suç üstünde yakalanan derin devleti kuyruğundan tutup açığa çıkarma fırsatı, Erbakan düşmanlığına kurban edildi.

Ve şimdi...

İşte şimdi ben, Hrant Dink kararına karşı verilen haklı tepkinin yine böyle bir hedef sapmasına uğramasının işaretlerini görüyorum. Sadece, Dink kararı da değil, yargı cenahında yanlış giden birtakım şeylerin faturasını AK Parti'ye çıkarmak için yoğun bir çaba var. Dikkat ederseniz, şu anda Dink kararını eleştirmek için ağzını açanların birçoğu, lafı hemen Ergenekon ya da KCK davalarına getiriyor, her şeyi birbirine karıştırıp hükümeti el çabukluğu ile baş suçlu ilan ediveriyor. Amaç, tasfiye etmeye çalıştığı "eski" devletle özdeşleşmiş ve hatta derin devletle bütünleşmiş bir AK Parti hükümeti imajı yaratmak...
Oysa tıpkı Erbakan'ın Susurlukçular'ı korumaktan bir menfaati olmadığı gibi, bugünkü hükümetin de Dink cinayetini işleyen derin yapıyı korumaktan bir menfaati yok. Unutmayın ki savcı, Dink cinayetinde varlığını ispat edemediği bu örgütün Ergenekon'un Trabzon Şubesi olduğunu söylüyor. Peki o zaman, Ergenekon örgütünü ortaya çıkarmak için hayat memat mücadelesi veren bir iktidarın bu örgütün Trabzon şubesini "kurtarmaya" çalışmasında bir mantık var mı?

Hükümet oyunun farkında

İktidar o günlerde Erbakan'ın yaptığı saçmalıkları yapmıyor elbette. Tam tersine AK Parti hükümeti başına örülmek istenen çorabın farkında ve bu süreci engellemeye çalışıyor. Her davranışıyla yargıyla arasına mesafe koymaya çalışıyor. Gerek başbakanın gerekse Arınç ve partinin diğer ileri gelenlerinin son günlerde devam etmekte olan davalarla ilgili olarak üst üste yaptıkları açıklamaların amacı bu. Hepsi de üstüne basa basa tutuksuz yargılanmanın esas olması gerektiğini savunurken; İlker Başbuğ'un tutuksuz yargılanmasını arzu ettiklerini açıklarken, Hrant Dink kararının toplumsal vicdanda rahatsızlık yarattığını söylerken, esas olarak yargıyla aralarına mesafe koymaya çalışıyorlar.
Ama yerleşik alerjilerle baş etmek o kadar zor ki... Türkiye'nin en büyük demokrasi hamlesini "dinci" bir partinin yaptığını yıllardır bir türlü hazmedemeyenlerin önyargılarını kırmak o kadar zor ki...
Görünen o ki, mantıklarıyla zaman zaman AK Parti'nin yaptıklarını takdir etseler de duygusal olarak AK Parti alerjisinden hiçbir zaman kurtulamayanlar, bu partinin "çuvalladığını", "barutunu tükettiğini" ve "aslına rücu ettiğini" görmeden ve göstermeden rahatlayamayacaklar. Bu uğurda, mücadelenin hedefini saptırmaktan, darbe davalarını yıpratmaktan bile kaçınmıyorlar.
1997'de yaşanan hedef kaymasından en çok Susurlukçular faydalanmıştı, Susurluk hesaplaşması bu hedef kayması yüzünden güme gitmişti.
Eğer bu kez de hedef kayarsa, kimlerin zil takıp oynayacağı besbelli değil mi?





Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (62 yorum)
yargı kurumları develetin adaletini temsil etmiyormu.kararın yanlış ve doğru olamsı devletle özdeşleşen bir durumdur.karar adilse devlet adildir.
13:08'de yazan - 13:29 / 2012.01.21
hukuk kritik etmesin.iğrenç oluyor.ağızlarına sakız olacak kararları veren hakimleri,devleti aşağılamak için eleştiriyorlar.
MUHANNET FİDAN A 22.32 YE - 13:08 / 2012.01.21
devlet adına hareket eden biri ise kararların onagöre olacağını söylüyor.veya hakimi devleti korumakla suçlayarak,bu hukuksuzluğun altında,devletçi bi hakim varmış gibi yapmaya çalışıyor.hakim devletçiyse,milletin devletini temsil ediyorsa,sanık avukatının bile ergenekonu işaret ettiğini görürdü.yok
MUHANNET FİDAN A 22.32 YE - 12:45 / 2012.01.21
ne biçim ülke olmuşuz?!eskiden(akpartiden önce),ergenekon;devlet kademeleri,bürokrasi,ordu,sendikalar,üniversiteler,meslek odaları,sivil top.kuruluşları ve de belki,hatta kanarya sevenler ve darbukatörler içinde bulunurken o biçim bi devlettik.şimdi,ne biçim olduk.fidan,ölen,devlet adamı veya devlet
MUHANNET FİDAN A 22.32 YE - 12:39 / 2012.01.21
merak etme kürtlerde ergeç kendi dillerinden konuşup eğitim yapacak.demokraside bunu dışında seçenek yok.sende bakıp bakıp nasıl bir hal alacaksın bilemiyorum.umarım evrim geçirmezsin.
seyirciden faşist tayfun:19:46'YA - 10:02 / 2012.01.21



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

Başbakan'ın kendi "kırmızı çizgisi"

BUGÜN Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erhan Başyurt, başkanlık...

Subay olmak isteyenlere müjde

TBMM Genel Kurulu'nda, Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik...

Gülen komploya dikkat çekti

Fenerbahçe etrafında yapılan cemaat tartışmalarına yanıt veren...

Erdoğan'dan Haberal'a kötü haber

Başbakan Erdoğan, Erkgenekon Davası'nın tutuklu sanığı CHP Zonguldak...

Türkiye'yi ağlatan haber

Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde PKK'ya yönelik yürütülen operasyonda...

Levent Kırca'dan tuhaf vasiyet

Levent Kırca, İzmir'de sahnelediği oyunun sonunda ilginç bir cenaze...

Hatay Valiliğinden şehit açıklaması

Hatay İl Jandarma Komutan Yardımcısı Jandarma Yarbay M.C. emrindeki...

Abdullah Gül NATO yolunda mı?

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün 2014'de görev süresi dolunca...

Askerlik Kanunu değişiyor

TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesine devam edilen, "Askerlik...

O hainin kimliği belli oldu

AK Parti Şırnak İl Başkan Yardımcısı Ali Kılınç'ın vurulmasında...

Türkçe Olimpiyatlarının reklamları

Bu yıl onuncusu düzenlenecek olan Türkçe Olimpiyatları'nın tanıtım...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.