haberL haberR
25 facebook twitter googleplus

Yazarlar

03 Eylül 2012 Pazartesi
Paylaş
Tweetle
Paylaş
Gönder
Yazdır
A
A
Gönder

Zorunluluk geri tepince...

Gülay GÖKTÜRK Gülay GÖKTÜRK gokturkgulay@yahoo.com
Önce bir zorunluluk koyarsın, sonra o zorunluluğu uygulatamadığını görünce, kendi koyduğun kuralı esnetmek için binbir türlü takiyenin yolunu açarsın.

Beş buçuk yaşında bebeleri okullu yapma sevdasının yol açtığı kargaşadan söz ediyorum.

Malum, önce 66 aylık çocuklarını okula göndermek istemeyenler için doktor raporu kapısı açıldı. Tabii hem velileri hem de doktorları son derece zor duruma sokan bir uygulamaydı bu. Hiçbir anne baba çocuğunu okuldan kurtarmak için "geri" raporu almak istemez. Doktorlar için de zordu, zira önüne gelen çocuklar "problemli" değil, sadece yaşları küçük olduğu için ailenin okula göndermek istemediği çocuklardı.

Zoraki formüller

Rapor işi son derece antipatik bulunduğu için yürümedi anlaşılan. Bunun üzerine Bakanlık, kendi çıkardığı yasayı esnetmek için yeni formüller geliştirmeye koyuldu. 66 ayını tamamlamasına rağmen yaşıtlarından fiziksel olarak küçük olan çocukların okula başlamasının okulda müdür, sınıf ve rehber öğretmenlerinin katılımıyla kurulacak kayıt komisyonu tarafından bir yıl ertelenmesi formülü bunlardan bir tanesi. Ayrıca 66 ayı dolduran çocukların 1. sınıfa başladıktan sonra 1-2 ay içerisinde uyum sağlayamazsa öğretmenin raporu ve velinin de yazılı taahhüdü ile anasınıfına geçirilmesi gibi bir esneklik de sağlanmaya çalışılıyor. Bütün bu formüllerin "Cezası neyse öderim, göndermem" diyen velilerin sayısının hayli kabarık olması yüzünden geliştirilmiş formüller olduğu besbelli. Bakanlık koyduğu kuralı işletememe durumuna düşmektense böyle yapay çözümlerle durumu kurtarmaya çalışıyor.

Peki bütün bunlara ne gerek vardı? Önce zorunluluk koyup sonra da o zorunluluğu esnetmek için formüller arayacağınıza bu işe hiç kalkışmasaydınız olmaz mıydı?

Çocuk okula ne kadar erken başlarsa o kadar iyi olurmuş. Dünyada da böyleymiş. Araştırmalar, okula beş yaşında başlayan çocukların gelişimi ile yedi yaşında başlayanların gelişimi arasında büyük fark olduğunu ortaya koyuyormuş.

Peki gelişim dediğiniz şey nedir? Bütün çocuklar aynı mıdır? Aceleniz nedir? Sürüye ne kadar erken katılırsa o kadar iyi vatandaş olacak...
Mesele bu mudur?

Zorunluluk değil özgürlük

Size şaşmaz bir ölçü vereceğim:

Bir ülkenin ne kadar "ileri" ne kadar "çağdaş" olduğunu anlamak istiyorsanız, zorunlulukların listesini çıkaracaksınız. Ne kadar az şey zorunlu ne kadar çok şey gönüllü ise o ülkenin o kadar uygar olduğuna karar vereceksiniz. İnsan mutluluğunun bir bakıma "zorunluluklar dünyasından özgürlükler dünyasına geçiş" demek olduğunu kavrayacaksınız.

Bizde maşallah, zorunlu askerlik, zorunlu eğitim, zorunlu sosyal güvenlik, zorunlu din dersi, zorunlu oy kullanma, zorunlu kıyafet, zorunlu deprem sigortası ve hatta zorunlu Atatürkçülük'le (Anayasamıza göre) liste uzayıp gidiyor... Çünkü bizim devlet herhangi bir şeyin kendince doğru ve halkın iyiliğine olduğuna inanmışsa, onu hayata geçirmenin tek yolunun zorunlu kılmak olduğuna inanıyor.

İşte zorunlu eğitim yaşının hem yukarı hem de aşağı doğru boyuna çekiştirilip durulmasının arka planında da devletin bu müzmin huyu yatıyor. Çocukları anne babaların "ellerine" terk ederlerse ya üfürükçü ya satanist yapacaklarını sanıyorlar!

Oysa ideolojik bağnazlık gözleri bu kadar körleştirmemiş olsa, bu halkın en büyük tutkusunun çocuğuna iyi bir eğitim vermek olduğunu; hatta bunu hayatının en büyük ideali olarak algıladığını; çocuğunu okula göndermek için hapis tehdidine ya da para cezasına hiç de ihtiyacı olmadığını görecekler.

Aile çocuğu için en iyisini bilir. Bütün uluslararası metinlerde çocuk reşit oluncaya kadar, onunla ilgili kararları almada aileyi yetkili kılmasının gerisinde yatan kabul de budur. Ve her türlü zorunlu eğitim kararı bu genel kabulü ihlaldir.

Biz bunu yıllar yılı Kemalist yöneticilere anlatmaya çalıştık. Şimdi de AK Parti'ye anlatmaya çalışıyoruz.


Yorum Yaz
Yazının Yorumları (25 Yorum)
kendinle çelişkiye düşüyorsun hem nefretle şiddetle kınıyorsun hemde allah hidayet versin allah islah etsin diyorsun allah ihsan etmiyor dogru yola getirmiyor metinin ne suçu var isterse hidayete erdirir hem sana noluyor bu ne kindir kendi dogrularını dinin dogrularını dinin dogrularıymış gibi empoz
çenap - 10:42, 06 Eylül 2012 Perşembe
hatırlarsanız tüp bebek olayında diyanet kıyamet koparmıştı nasıl olur allahın işine karışılıyor diye fetva vermişti günahı öne sürmüştü halk isteyinçe talep patlayınça fetva geri çekilmişti bunlara alışıgız zaten ilk okul çagındaki çoçugun türban konusundada demiyormularmı takarlarsa takarlar biz
çenap - 10:01, 06 Eylül 2012 Perşembe
seni nefretle ve şiddetle kınıyorum.bu ifadelerinin aynı zamanda nayasal bir suç olduğunu da hatırlatırım.ateist düşüncelerin tavan yapmış senin."leküm diniküm veliyedin".allah(cc)sen ve senin gibileri önce ıslah etsin.ıslahınız nasıl mümkün ise. allah(cc)her şeyi hakkıyla bilicidir.amenna ve saddak
ALLAH İLE SAVAŞAN METİNE - 22:54, 04 Eylül 2012 Salı
etsen de kabul olur mu bu düşünceyle o da meçhul zaten.sen ateşe,güneşe dua et emi metin.onlar sana daha fayda verir..
metin sen dua etme! - 12:39, 04 Eylül 2012 Salı
bu ülke dualara hadislere kaldıysa vay halimize.bizi karanlık günler bekliyor demektir.acaba neden dindar ve kindar nesil yetiştirmek istiyorlar.çünkü şimdiki rejimle barışık degiller kavgalılar ve ileride rejim degişikligini refaranduma götürecekleri için dindar ve kindar nesile ihtiyaçları var.
metin 4 - 07:39, 04 Eylül 2012 Salı
bu ülke dualara hadislere kaldıysa vay halimize.bizi karanlık günler bekliyor demektir.acaba neden dindar ve kindar nesil yetiştirmek istiyorlar.çünkü şimdiki rejimle barışık degiller kavgalılar ve ileride rejim degişikligini refaranduma götürecekleri için dindar ve kindar nesile ihtiyaçları var.
metin 4 - 07:39, 04 Eylül 2012 Salı
hocam bence çocukları daha bebe iken okula başlatmaları dindar nesil yetiştirmenin bir adımı bana göre.çünkü o çocuklar okula başladıgında zorunlu din derslerine mecburen girecekler.agaç yaşken egilir misali daha akılları bile ermeyen çocukların beyinlerini dualarla hadislerle yıkayacaklar.
metin 3 - 07:32, 04 Eylül 2012 Salı
hocam bence çocukları daha bebe iken okula başlatmaları dindar nesil yetiştirmenin bir adımı bana göre.çünkü o çocuklar okula başladıgında zorunlu din derslerine mecburen girecekler.agaç yaşken egilir misali daha akılları bile ermeyen çocukların beyinlerini dualarla hadislerle yıkayacaklar.
metin 3 - 07:32, 04 Eylül 2012 Salı
birşeyide hesap ederek yapsalarda geri adım atmak zorunda kalmasınlar.sezeryanı yasakladık dediler geri adım attılar.burada öyle.daha böyle birçok örnek verebilirim.bu neden oluyor biliyormusunuz hocam.330 tane milletvekili bir adamın agızına bakıyorda ondan.kimsenin sesi çıkmıyo.
metin 2 - 07:28, 04 Eylül 2012 Salı
hocam buna hiç gerek varmıydı.birşeyide yüzlerine gözlerine bulaştırmadan yapamıyorlar.
metin 1 - 07:24, 04 Eylül 2012 Salı
ya buna ne diyeceksiniz sn yazar?işin ucunda para olması lazım demek ki..eminim devlet okula gidecek her çocuğa para verse hastaneden eve bile gelemez çocuklar.kundağından tuttuğu gibi dooğru okula anneler..
KÜÇÜK OSMAN HER GÜN SETLERDE! - 17:22, 03 Eylül 2012 Pazartesi
kimler eğip büktüyse artık..
EĞİLMİŞ,BÜKÜLMÜŞ BİR FİDAN İŞTE! - 16:50, 03 Eylül 2012 Pazartesi
beş buçuk yaşında bebeler türlü türlü yarışmalara girebiliyor ama!gayet güzel oynuyor,şarkı söylüyorlar ama!beş buçuk yaşında bebeler bale okullarına gidebiliyor ama!tc okullarına gelince sıra;daha küçükler,daha bebeler..olmaz böyle çifte standart.yapılan sadece ak partiye karşı olmaktır..
SN YAZAR A; - 16:49, 03 Eylül 2012 Pazartesi
gülay hanım.ben yıllarca almanyada yaşadım,2 de çocuk yetiştirdim.almanyada veliler çocuklarının kendi akranlarının önüne geçebilmeleri için ellerinden geleni yapıyorlar.ellerinden gelse beşikteki çocuklarına eğitim verdirecekler.bizdeki bu direnç niye anlıyamıyorum.eski sistem iyimiydi yani?
bilginbilici - 16:07, 03 Eylül 2012 Pazartesi
beş yaşında okula gidebilen çocuk varsa gitsin fakat gidemeyecek çocukları da anne ve baba yedi yaşına kadar bekletebilmeli.önceki uygulama böyleydi zaten.
velilerin insiyatifine bırakılmalı - 15:28, 03 Eylül 2012 Pazartesi
sıkıyönetim mahzenlerinin karanlığına alışık gözler,tertemiz cumhuriyet ve yükselen demokrasi güneşinden kamaşıyor;"milli eğitim,enkaranlık dönemini yaşıyor"muş.işkence ve ikna odalarının karanlığına alışık olanlar ne deseler;aydınlık,hem türkiye,hem komşuları,hem de bütün insanlık için yükselecek.
aklı selim mi? 13.44..e - 14:12, 03 Eylül 2012 Pazartesi
asıl curcuna okullar açıldıktan somra başlayacak allah korusun 66 aylık çocuğun birinin başına bir şey gelirse bunun hesabını millete nasıl verilecek? milli eğitim bakanlığı tarihinin en karanlık ve karmaşık dönemini yaşıyor
aklı selim - 13:44, 03 Eylül 2012 Pazartesi
sen kimin fidanısın?devletle sorunun var?milletle sorunun var*hükümetle sorunun var*allah ile sorunun var*yahu sen ne sorunlu adamsın?çaldığın düdük kimin düdüğü?bu dünya için bu kadar fırıldak olmaya değmez.içindeki kurt seni yiyip bitirecek sonunda.
M.Fidan'a - 12:34, 03 Eylül 2012 Pazartesi
sabah sabah gene saçmalamışsın.avrupa dan ve gelişmiş ülkelerden bahseden sen değilmiydin?o ülkelerdeki mecburi eğitimi görmüyormusun?onlarda neden kimse çıkıpda senin değiminle devlete haddini bildirmiyor?eğitime karşı çıkmak ancak cahillerin işidir.sen ne yapmak istiyorsun?amacın ne?
M.Fidan 'a - 12:29, 03 Eylül 2012 Pazartesi
devlet bize bir şeyleri zorla yaptırmaya kalktığında ona itiraz etmeliyiz isterse iyiliğimize olsun hiç fark etmez devlete sen haddini bil demeyi öğrenmeliyiz herkese saygılar
muhammet fidan - 10:58, 03 Eylül 2012 Pazartesi
hani bir televizyon kanalında bir eski şarkıcı önüne gelene soru soruyor ya bizde önümüze gelene kılığına kıyafetine bakmadan şunu sorsak devlet mi daha kıymetlidir halk mı allah devlete mi zeval vermesin bireye mi sence bu sıradan insanlar ne cevap verirler gülay hanım hadi bunu birde parlementonun
muhammet fidan - 10:45, 03 Eylül 2012 Pazartesi
çok güzel yazmışsınız kaleminize yüreğinize.biz ülkenin vatandaşları olarak yasaklardan ve zorunluluklardan çekiyoruz.örnek mesai yasalara göre gönüllülük esasına dayanır ama özel sektörde zorunludur ve mesaiya kalmayı red ederseniz bir pundunu bulup sizi tazminatsız işten bile atarlar.
Ahmet Güneş - 10:42, 03 Eylül 2012 Pazartesi
gülay hanım ben şahsen savaş dahil devletin istemeyen hiç kimseyi hiçbir işe zorlayamaması gerektiğine inanan birisiyim devlet sonuçta bu zorla bir şeyler yaptırmaya çalıştığı kişilerin meydana getirdiği bir yapıdır eğer halklar bunu anlamış olsa zaten devlet onu yaratan halka dönüp şunu
muhammet fidan - 10:37, 03 Eylül 2012 Pazartesi
gülay hanım, layık olduğumuz şekilde yönetiliyoruz.dolayısıyla halka özgürlükler bir kaç beden büyük. bunun 2 sebebi var.1-halk bencil. her durumda "bu benim hakkım" tavrı var. 2-halkın sorgulama ve eleştiri kabiliyeti yok.nedensiz gül gibi yaşıyorlar.sonuç olarak böyle bir halka zorunluluklar şart.
Egemen - 10:24, 03 Eylül 2012 Pazartesi
bi başka konu da zorunlu trafik sigortası... zorunlu olmasa felaket. yani bazı zorunlu işlerede pek fazla takmamak lazım diyecem.
çetin-5 - 09:25, 03 Eylül 2012 Pazartesi
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın

VİDEO GALERİ

Kazakistan’da iki tren aynı anda TIR'a çarptı
  • Kazakistan’da iki tren aynı anda TIR'a çarptı
  • Ahmet Kaya Magazin Gazetecileri Derneği ödül töreni
  • Levent Gültekin'den Tarafsız Bölge'de PKK iddiası
  • Recep Gökçe'ye yeni lastik ayakkabı!


YAZARLAR

  • Erhan BAŞYURTErhan BAŞYURTÇözüm Süreci'nin röntgenini çekmişler
  • Yavuz BAYDARYavuz BAYDARÇıkış yolu: 'Yeni Anayasa Hareketi'
  • Orhan Kemal CENGİZOrhan Kemal CENGİZHakaret davalarıyla 17-25 Aralık’ı canlandıracaklar
  • Ali Atıf BİRAli Atıf BİRBarış’a PR şirketi aranıyor
  • Gültekin AVCIGültekin AVCITekzip kararını tekzip ediyorum
  • Adem Yavuz ARSLANAdem Yavuz ARSLANJoe Biden ne dedi, biz ne anlayalım?
  • İbrahim Öztürkİbrahim ÖztürkDünya ekonomisinde düzelme işareti yok
  • Aykut IŞIKLARAykut IŞIKLARİçinden TV geçen muhabbetler
  • Perihan ÇAKIROĞLUPerihan ÇAKIROĞLUGelecek, hiç de eskisi gibi olmayacak
Erhan BAŞYURTÇözüm Süreci'nin röntgenini çekmişler

FOTO GALERİ

  • Bize hayatımızın dersini veren 10 öğretmen
  • Silopi'de kaza: 3'ü çocuk 4 kişi öldü, 2 yaralı
  • Sadece öğretmen çocuklarının anlayacağı 11 durum
  • Range Rover birebir taklit edildi
  • Eğer doğruysa tarihimiz yeniden yazılacak
  • Bergüzar Korel'in makyajsız hali şoke etti
  • Efsane sanatçıyı hiç böyle görmediniz
  • Gezici'de Osmanlı'yı ilk kez böyle göreceksiniz
  • Hülya Avşar Suruç'taki Kobanililer'i ziyaret etti
Bize hayatımızın dersini verdiler
Kapat